Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/8894 E. , 2026/4037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2368 E., 2022/460 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/8894 E. , 2026/4037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2368 E., 2022/460 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52, 52/son, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ölene çarpan ilk araçların araştırılıp bulunması gerekirken eksik inceleme ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmaya, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğuna ve kazaya karışan diğer araçların tespiti gerektiğine, sanığın temyiz sebepleri; eylemi ile meydana gelen ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.09.2016 tarihinde, yağmurlu havada, gece vakti, aydınlatmasız, meskun mahal içi, iki şeritli, bölünmüş, asfalt ıslak devlet kara yolunda, sanığın, sevk ve idaresindeki kamyonet ile sol şeritte seyri sırasında kaplama üzerinde yatar halde bulunan yayanın üzerinden geçmesi neticesinde yayanın hayatını kaybettiği olayda, ölen yayaya önce iki aracın çarptığı, daha sonra sanığın aracının ölenin üzerinden geçtiği ve sanıktan sonra iki aracın daha ölenin üzerinden geçtiği gözetilerek ölüm neticesinin hangi araçtan kaynaklandığının tespit edilemeyeceği ve dolayısıyla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan beraat kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; "...olay günü maktul ...'nun bölünmüş yolda gece saatlerinde karşıdan karşıya geçmek isterken tespit edilemeyen iki aracın arasında kaldığı, bu araçlardan birisinin maktule çarptığı ve yere düşmesine sebep olduğu, arkadan gelen sanığın kullandığı aracın yere düşen maktulün üzerinden geçtiği ve yolun sağına geçip aracını durdurduğu, olay yeri tespit tutanağı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Raporunda sanığın kavşaklara, yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmamaktan kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın yere düşen maktulün üzerinden geçen ilk araç oluşu ve meydana gelen netice arasında doğrudan doğruya illiyet bağı olması karşısında maktulün üzerinden başka araçların da geçtiği ve ölüme neden olan darbenin bu araçlardan hangisinden kaynaklandığının anlaşılamaması gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmakla" şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, sanığın ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dosya içerisinde yer alan CD içinde yer alan görüntüler ve sanığın aracında yapılan incelemede çarpma emaresi bulunmadığına dair düzenlenen tutanak içeriği göz önünde bulundurulduğunda, sanığın yerde yatar vaziyette bulunan yayanın üzerinden geçtiği; ancak sanık geçtiğinde yayanın ölmüş olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle de ölüm olayı ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak objektif kesin delilin bulunmadığı, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "kuşkudan sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkumiyetinin kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği, ceza yargılamasında mahkûmiyetin, büyük veya küçük bir olasılığa göre değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği değerlendirilmekle sanığın yayanın üzerinden geçtiğinde yayanın hayatta olduğuna dair kesin bir tespit yapılamaması nedeni ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, objektif delil olmadığı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 4271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilmeden, dosya kapsamında uygun düşmeyen yetersiz gerekçelere dayalı olarak İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılması ile sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b. maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.