İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/1058 K.2023/4356

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği…

Esas2023/1058Karar2023/4356Tarih25 Ekim 2023Okuma5 dk · 1.078 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2023/1058 E., 2023/4356 K.

Karar tarihi
25 Ekim 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/480 E., 2015/640 K
Suç
Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hüküm
Beraat
Tebliğname görüşü
Onama

Karar Detayı

1.078 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,

aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2015/480 Esas, 2015/640 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.12.2020 tarihli ve 2016/10115 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği; "...Sanığın, sık sık kendisi ile görüşmek istemeyen müştekinin iş yerine gelip görüşme talebinde bulunduğu, UYAP'tan temin edilip ekte örneği sunulan KYOK kararları gözetildiğinde sanığın eylemini uzun zamandır sürdürdüğü anlaşıldığından üzerine atılı suç sabit olduğu halde sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olduğundan..." belirtilerek hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü. 1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 08/06/2015 tarih, 2015/13178 Esas sayılı iddianamesi ile.

Müşteki, sanık ile 1997 yılında tanıştıklarını, yaklaşık 3 ay arkadaşlık yaptıklarını, ancak o tarihten sonra sanığın 18 yıldır kendisini takıntı haline getirdiğini, nereye gitse, nerede çalışsa devlet memuru olduğu için kendisini bulduğunu ve kendisini rahatsız ettiğini, daha önce de sanık hakkında şikayetçi olmasına rağmen sanığın peşini bırakmadığını, sanık hakkında aldırdığı tedbir kararının 30/03/2015 tarihinde sona ermesi üzerine sanığın 31/03/2015 tarihinde yeniden iş yerine gelerek kendisiyle görüşmek için iş arkadaşları ile konuştuğunu, iş arkadaşlarının raporlu olduğunu söylemesine rağmen ısrarla iş yerinden ayrılmadığını,

sanığın bu şekilde davranması nedeniyle huzurunun bozulduğunu ve şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.

2.Sanık ... savunmasında; kesinlikle iş yerine giderek müştekiyi rahatsız etmediğini,müşteki ile 19 yıllık bir ilişkisi olduğunu, müştekinin kendisine evlilik sözü verdiği için 19 yıldır onu beklediğini ve bu sözleri görüşmek üzere müştekinin iş yerine birkaç sefer gittiğini, amacının konuşmak olduğunu, huzur ve sükununu bozmak olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.

3.Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; sanık ile 1997 yılında tanıştıklarını, yaklaşık 3 ay arkadaşlık yaptıklarını, ancak o tarihten sonra sanığın 18 yıldır kendisini takıntı haline getirdiğini, nereye gitse, nerede çalışsa devlet memuru olduğu için kendisini bulduğunu ve kendisini rahatsız ettiğini, daha önce de sanık hakkında şikayetçi olmasına rağmen sanığın peşini bırakmadığını, sanık hakkında aldırdığı tedbir kararının 30/03/2015 tarihinde sona ermesi üzerine sanığın 31/03/2015 tarihinde yeniden iş yerine gelerek kendisiyle görüşmek için iş arkadaşları ile konuştuğunu,

iş arkadaşlarının raporlu olduğunu söylemesine rağmen ısrarla iş yerinden ayrılmadığını, sanığın bu şekilde davranması nedeniyle huzurunun bozulduğunu ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği; yargılama aşamasında duruşmaya katılmadığından Mahkemece dinlenmesinden vazgeçilerek soruşturma aşamasındaki beyanlarının okunması ile yetinildiği görülmektedir.

4.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;İddia, sanık savunması, müşteki beyanı, nüfus-sabıka kayıtları ile tüm dosya kapsamından. Müşteki ... ile sanık ...'in 1997 yılında tanıştıkları,Yargıtay 4.Ceza Dairesi Başkanlığının 01/11/2012 tarih, 2011/1535 Esas, 2012/44817 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere.

TCK.nun 123 maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun, sırf bir kimsenin huzur ve sükununu bozmak maksadıyla işlenmesinin gerektiği, sanık ...'in savunmasına göre kendisine evlilik sözü veren müşteki ...'i 19 yıldır beklediği ve bu konuyu konuşmak amacıyla iş yerine bir iki defa gittiği savunmasının aksine sırf müşteki ...'in huzur ve sükunu bozmak için giderek taciz ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı,

buna göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından..." gerekçeleri ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

1. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suçlamaları kabul etmediği, müştekinin beyanı dışında tanık veya başka bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla; atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında beraat hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiş olup, yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın beraatine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede o yer Cumhuriyet savcısının diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Ancak, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, Antalya

SONUÇ / HÜKÜM

13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2015/480 Esas, 2015/640 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği kısmen yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafına "CMK'nın 223/2-a.e bentleri gereğince" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1058
Karar No
2023/4356
Tarih
25 Ekim 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/1050 K.2023/4453
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/973 K.2023/3740
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/972 K.2023/4268
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/963 K.2026/2366
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/933 K.2026/67
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/927 K.2024/3062

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.