Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/1109 E. , 2023/4547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/275 E., 2016/665 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 say
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/1109 E. , 2023/4547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/275 E., 2016/665 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/275 Esas, 2016/665 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.05.2021 tarihli Tebliğname ile eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ve kabule göre de sanığın mesaj içeriğinin cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerekçesiyle hükmün bozulması görüşüyle Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de salt suça konu hat sahibinin suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek hükme varılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın adına kayıtlı 0...55 numaralı hattan müştekinin kullanmış olduğu 05...57 numaralı hattı arayarak "ben sizi bir yerde gördüm çok hoşuma gittiniz, sizinle tanışmak istiyorum, arkadaş olmak istiyorum" diyerek üzerine atılı suçu işlediği, müştekinin alınan ifadesinde şikayetçi olduğu, sanığın alınan savunmasında her ne kadar söz konusu hattın kullanımının hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...'da olduğu belirtilmiş ise de ...'ın alınan ifadesinde bunu kabul etmediği,bu nedenle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın üzerine atılı suçu anlatıldığı şekilde işlediği yönünde yeterli şüphe oluştuğu iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır. 2.Mahkemesi gerekçesinde "Katılan beyanı ( özetle tekrar aradığımızda çıkan kişinin ilk arayan kişi olmadığı beyanı...) sanık savunması ( özetle kendisi ile görüştüğümde siz değilsiniz beyanı...) tanık beyanı, katılan ile sanığın beyanlarının uyumlu olması yani sanığın arayan kişinin olmadığı hususunun sabit olduğundan Sanık ...'nın, katılan ...'a karşı üzerine atılı Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma suçundan kamu davası açılmış isede sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığından 5271 sayılı CMY'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar kesinleştiğinde gerçek fail/ler yönünden gereğinin takdir ve ifası için Çumra Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunulmasına vicdani kanaatle karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. 3.Sanık beyanında " İddianamede geçen 0... 55 numaralı hat benim üzerime kayıtlıdır. Ancak 3 sene önce bu hattı eşimin teyzesinin oğlu olan ...'a vermiştim. Bu numarayı o kullanıyordu. Ben bu hattı hiç kullanmadım. Bir kaç tane hattım olduğu için Ömer Faruk istedi ve ona vermiştim. Kesinlikle ben müşteki olan ...'ı arayarak iddianamede belirtilen sözleri söylemedim. Kendisini hiç tanımam. Hatta bu olay üzerine ben müştekiyi aradım. Rahatsız edilmişsiniz ben değilim diye oda sesimden anlayarak siz değilsiniz demişti. Ben kesinlikle müştekiyi arayıp rahatsız etmedim. Suçsuzum beraatimi talep ederim." demiştir. 4. Katılan beyanında "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Eşim dışarıya çıkmıştı 2 dakika sonra bir numara aradı bende cevap verdim ismim Ali dedi sizinle tanışmak istiyorum bir yerde gördüm tanışalım dedi sizinle muhattap olmak istemiyorum dedim eşimle konuşursunuz dedim sonra eşimi aradım böyle bir durum oldu diye sonra eşim geldikten sonra aradı ben aramadım dediler. Tekrar aradığımızda çıkan kişinin ilk arayan kişi olmadığı doğrudur. Ben sesinden tanıdım, Sanıktan şikayetçiyim. davaya katılmak istiyorum. Herhangi bir zarar tazmin talebim yoktur" IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının temyizinin incelenmesinde, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükunun bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde; beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/275 Esas, 2016/665 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.