KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/1278 E., 2024/6147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/929 E., 2021/873 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararına yönelik sanığın temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 12.10.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1,
53/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, sanığın eyleminin atılı suçu oluşturmayacağına, Katılan vekilinin temyiz sebepleri; katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın adına kayıtlı numaradan katılanı değişik zamanlarda birden çok kez arayarak rahatsız ettiği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1278, K. 2024/6147, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama