İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/2662 Karar: 2026/3916 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2662 K.2026/3916

12. Ceza Dairesi 2023/2662 E. , 2026/3916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/151 E., 2022/2343 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge ad

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/2662 E. , 2026/3916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/151 E., 2022/2343 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge ad

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/2662 E. , 2026/3916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/151 E., 2022/2343 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli, 2021/3 06... /609 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 62/1, 50/1-a- 4, 52/2 -4, 53/6, 63. maddeleri gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba dair kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın istikrarlı olarak kazadan önce telefon ile konuştuğunu, kaza anında telefon ile konuşmadığını beyan ettiği, sanığın kaza anında telefon ile konuştuğuna dair herhangi bir maddi delil ve tanık beyanının bulunmadığı, bilakis kaza anında ölen yayanın telefon ile konuştuğunun tanık beyanı ile sabit olduğu, bu nedenle sanığın asli kusuru ile meydana gelen bu kazada bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, yine sanığın sürücü belgesinin TCK'nın 53/6 maddesi gereğince altı ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş ise de sanığın sürücü belgesinin incelenmesinde, B,B1,D1,F,G,M sınıfı araçları kullanmaya yetkili olduğunun anlaşıldığı, sanığın trafik kazasını "G" sınıfı sürücü belgesi ile kullanmaya yetkili olduğu iş makinesi türündeki araç ile yaptığı, Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre "G" sınıfı sürücü belgesi sahiplerinin, bu sınıf sürücü belgesi ile yalnızca "M" sınıfı araçları kullanmaya yetkili oldukları hususları göz önüne alındığında, sanığın yalnızca "G ve M" sınıfı sürücü belgelerinin geri alınmasına karar verilmesi gerekirken, "B,B1,D1,F" sınıfı sürücü belgelerinin de geri alınmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması, bilinçli taksirden yapılan artırımın daha fazla oranda yapılması, takdiri indirim maddesinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kaza esnasında cep telefonuyla ilgilendiğine dair kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde delil tespitinin olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden karar verilmesinin hatalı olduğuna, ölenin yolu kontrol etmeden ve yaya geçidi olmayan yerden dikkatsiz bir şekilde karşıdan karşıya geçerek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğuna, bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesinin eksik yapıldığına, olay yerinde keşif yapılması ve tanık dinlenmesi gerektiğine, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının koşullarının bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğineilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki teleskobik forklift ile ... Bulvarı üzerinde ... Sokak istikametine doğru seyir halindeyken olay yeri ... Caddesi kavşağına geldiğinde diğer araçların geçmesini bekleyip devamında tekrar harekete geçerek karşı tarafındaki ... Sokak'a girdiği esnada aracının sağ ön kepçe kısımlarıyla, seyir istikametine göre sol taraftan yola girmek suretiyle ... Sokak'ta kavşak başında karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'a çarpıp üzerinden geçmesi sonucu ölümüne neden olan olayda, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının oluş ve olaya uygun olduğu ancak; HTS kayıtlarına göre sanığın kazadan önceki son 3-4 dakikalık süreç içinde 7 ayrı telefon görüşmesi yaptığı, bu görüşmelerden 4 tanesinin sanığın araması sonucu gerçekleştiği, kendi beyanlarına göre telefonun kaza anında elinde olduğu, yani bluetooth veya kulaklık gibi aparat kullanmadığı, kaza anında sürekli telefonuyla meşgul olduğu, sanığın kullandığı aracın sıradan bir araç olmadığı, önünde kepçesi olan ve sürücüsünün görüş alanının diğer araçlara göre daha kısıtlı olduğu bir iş makinesi olduğu, bu itibarla bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek, sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen gerekçede isabetsizlik bulunmadığından Tebliğname'deki bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına dair bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/6. maddesinde "belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin'' düzenlendiği, mahkemece sanığın sürücü belgesinin TCK'nın 53/6 maddesi gereğince altı ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş ise de, sanığın sürücü belgesinin incelenmesinde, B,B1,D1,F,G,M sınıfı araçları kullanmaya yetkili olduğunun anlaşıldığı, sanığın trafik kazasını "G" sınıfı sürücü belgesi ile kullanmaya yetkili olduğu iş makinesi türündeki araç ile yaptığı, sanığın yalnızca "G" sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerekirken, "B,B1,D1,F" sınıfı sürücü belgelerinin de geri alınmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna geri alınmasına ilişkin hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin, sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının, hak yoksunluğuna ilişkin sürücü belgesinin geri alınmasına yönündeki "6" nolu bendinde yer alan "sürücü belgesinin takdiren 6 ay süreyle geri alınmasına" ibaresinin çıkarılarak " ... no'lu G sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla