Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/2977 E. , 2023/4146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2630 E., 2022/3184 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/2977 E. , 2023/4146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2630 E., 2022/3184 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, katılanlara karşı, taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli 2022/109 Esas 2022/364 Karar sayılı kararında sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Katılan ... vekili ve sanığın istinaf başvurularının kabulü ile temyiz incelemesine konu Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.12.2022 tarihli 2022/2630 Esas, 2022/3184 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.03.2023 tarihli ve 2023/7902 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Asli ve tam kusurlu sanık hakkında temel cezanın az verildiği, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmayarak ve hapis cezası olarak cezalandırılmasına ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen ceza miktarının fazla olduğu, ekonomik olarak zor durumda olduğundan sanık lehine hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: 1. İlk derece mahkemesince, "Sanık ... idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... yarı römork aracı ile Çetmi Kavşağı istikametinden Gazi Mustafa Kemal Caddesini takriben Hastane Kavşağı istikametine seyredenken Gazi Mustafa Kemal Caddesi ışıklı kavşakta duramayarak aracının ön kısımları ile; önünde aynı istikamete seyredip, kırmızı ışık yanmasından dolayı duran sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin arka kısımlarına çarpması neticesi sürücü ... ve aynı araçta yolcu olarak bulunan ... ile ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları söz konusu kazaya sanığın takip kuralına uymayarak asli kusuruyla sebebiyet verdiği iddia, yüklenen suçun niteliği olayın iddianamede anlatılış biçimi, sanık savunması, müşteki anlatımları, tanık anlatımı, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraf ifadeleri ve kaza tespit tutanağı nazara alınarak mahkememizce olayın oluşu bu şekilde kabul edilen olayda;" "Sanığın Taksirle Birden Fazla Kişiyi Yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan sanığın sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü maddesi uyarınca aynı kanunun 61 inci maddesindeki ölçütler nazara alındığında suçun işleniş biçimi konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kusurunun ağırlığı göz önüne alınarak takdiren ve teşditen hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri düşünülerek sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında üzerine atılı suç bakımından hükmedilen gün para cezası, sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak günlüğü 20 TL’den hesap edilmesine, 24 eşit taksitle tahsiline karar verilmiştir. Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmiş olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 51 ve 53 üncü maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanığın katılanların uğradığı maddi zararı giderdiğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir. Sanığın tır şoförü olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." karar verilmiş olup, bu karara karşı katılan ... vekili ve sanığın istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır. 2. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır. 3. Kaza tespit tutanağında sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "önlerinde giden araçları yeterli ve güvenli mesafeden takip etmemek, yakın takip kuralını" ihlal ettiği, diğer sürücünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece trafik bilirkişisinden alınan raporda sanığın 2918 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107 nci maddesi uyarınca kusurlu, diğer sürücünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir. 5.Yaralanan ..., ... ve ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıklarına ilişkin doktor raporlarının dosyada bulunduğu, yaralananların sanıktan şikayetçi olup, davaya katıldıkları anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: 1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsiz bulunmuş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmıştır. 2.Bölge Adliye Mahkemesince; "1.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, sanığın üzerine atılı suçun sübutuna ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, ancak dosya içeriğine göre asli ve tam kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, asli kusurlu eylemi neticesinde meydana getirdiği kaza sonucu katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması ..." Usul ve Yasaya aykırı görülmekle duruşma açılmasına karar verilmiş ve sanık ... hakkındaki hükmün kaldırılarak, sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli ve tam kusurlu olarak birden fazla kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim uygulanma gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılarak sanık ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmeyerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında uzun süreli hapis cezasının taksirli suçlarda adli para cezasına çevrilebileceği öngörülmüş olup, Mahkemece sanık lehine yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık hakkında verilen hapis cezasının paraya çevrildiği anlaşılmakla, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin ise uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2630 Esas, 2022/3184 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karapınar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.