Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/2981 E. , 2024/8094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/438 E., 2022/1871 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/2981 E. , 2024/8094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/438 E., 2022/1871 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanunun 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanın temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz sebepleri; Sanığa olası kastla öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiğine,eksik inceleme ve delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu karar verildiğine, sanığın sağlık personellerini engelleyici şekilde davranarak olası kastla öldürme suçunu işlediğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına ve ceza miktarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 17/05/2020 tarihinde saat 19.30 sıralarında 1,85 promil alkollü olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde bölünmüş düz ve eğimsiz caddede seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde karşı yol bölümünden gelen araç olup olmadığını kontrol etmeksizin orta refüj boşluğundan sola doğu U dönüşü yapmak isterken bölünmüş yolun karşı istikametinden gelen sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışmaları neticesinde ...'nin öldüğü, kaza tespit tutanağı, mahallinde keşif sonucu alınan trafik bilirkişi raporu ile İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporlarında sanık sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece de asli kusurlu kabul edilen sanığın TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş olup alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilerek sanığın cezasında TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığı anlaşılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yukarıda izah edilen olayda, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği sabit ise de, bilinçli taksir oluşturan hâlin alkollü araç kullanmaktan ibaret olduğu, anılan olayda alkollü araç kullanmak dışında bilinçli taksir halini oluşturan başkaca bir halin bulunmadığı, bu durumda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; somut olayın özellikleri de gözetilerek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapılıp, 5237 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranı belirlenmesi gerekirken, temel cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca, "...Sanığın olay sırasında alkollü olması hususu göz önüne alınarak... " şeklindeki yetersiz gerekçeyle üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetsiz ve orantılılık ilkesine de aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.