Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/3079 E. , 2025/3218 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : Kısmen kabul Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sa
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/3079 E. , 2025/3218 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : Kısmen kabul Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 35.167,79 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce; ''1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/169 Esas ve 2014/29 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında verilen ve 27.10.2015 tarihinde kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Tazminat davasının dayanağı olan davacı ile ilgili olarak tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin belirlenmesi suretiyle davacının yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada davacının tutuklu ve hükümlü olduğu başka suç kayıtlarına da rastlanıldığı dikkate alınarak, gözaltına alındığı gün farklı olay ve soruşturma dosyaları nedeniyle de hakkında tutuklama kararı verilip verilmediği, verilmiş olması halinde bahse konu soruşturma dosyalarının sonuçlarının araştırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4-CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5-Davacı hakkında iki farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak, her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi, 6-Gerekçeli karar başlığında, ‘’Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün ‘’Tazminat’’ şeklinde yazılmasının hukuka aykırı olduğu'''' gerekçesi ile hüküm bozulmuş, bozma ilamı üzerine mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının tutuklu kaldığı 04/06/2008 ile 02/07/2010 tarihleri arasında dönem için 13373,96 TL maddi tazminatın, 20.000 TL manevi tazminatın davacının tutuklandığı tarihten itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 30/05/2011 ile 26/11/2013 tarihleri arasındaki dönem için 21793,83 TL maddi tazminatın ve 30.000 TL manevi tazminatın davacının tutuklandığı tarihten itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faize hükmedilmemesi gerektiğine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece; tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/169 esas ve 2014/29 karar sayılı dosyası kapsamında taksirle öldürme suçundan 04.06.2008 – 02.07.2010 tarihleri arasında 756 gün; 30.05.2011 – 26.11.2013 tarihleri arasında 911 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suçun vasfının değişerek kasten öldürmeye dönüştüğü, bu suçtan da beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.10.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.