Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/3473 E. , 2023/2515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4795 E., 2023/178 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/3473 E. , 2023/2515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4795 E., 2023/178 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 13.06.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Türk Silahlı Kuvvetlerinde denizaltı özel ihtisaslı astsubay olan müvekkilinin suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçlarından 26.10.2010 tarihinde gözaltına alındığını, 27.10.2010 tarihinde tutuklandığını ve 01.07.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, haksız tutuklama, arama, el koyma, mahkumiyet kararları, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görev alan savcı ve hakimlerin kasta varan kişisel ve ağır hizmet kusuruna dayandığını, müvekkilinin doğrudan ve ağır zarar gördüğünü, yaşanan şiddetli elem ve ızdırap ile cismani zararlar ile manevi zarar gördüğünü, ailesinin de fiziksel ve ruhsal zarar gördüğünü, bu nedenle 155.586,00 TL maddi ve 990.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili 14.02.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, muhakeme masrafları ve vekalet ücretinin davcıya tahmiline karar verilmesini, talep etmiştir. 3.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2016/246 Esas, 2017/282 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile ceza yargılaması sırasında avukata ödenen ücret için 400,00 TL maddi, 42.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.12.2017 tarihli ve 2017/3772 Esas, 2017/3860 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca maddi tazminatın serbest meslek makbuzunun düzenlenme tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği, manevi tazminatın ise fazla olduğundan 25.000,00 TL olması gerektiğinden bahisle bu kısımların değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.12.2017 tarihli ve 2017/3772 Esas, 2017/3860 Karar kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2021/4606 Esas, 2022/6153 Karar sayılı kararı ile özetle; davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine, davacı lehine tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat olarak verilmemesi gerektiği ve faizin hatalı uygulanadığı ancak temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmadığını, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik belirlenmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/4795 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 400,00 TL maddi tazminatın 29.03.2013 tarihinden ve 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesin olduğundan reddini, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Davalı vekilinin temyiz istemi; Davanın reddi gerektiğine, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmediğine, yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir. B. Davacı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, davacının denizaltı özel ihtisas kaybının bulunduğu, tutuklama nedeniyle sağlığının bozulduğu ve bu nedenle denizaltı tazminatının kesildiğinden doğrudan maddi zararı bulunduğuna, eksik inceleme yapıldığına, vekalet ücretinin eksik olduğuna, yasal faizin yeterli kalmadığına, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince; davacının İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas – 2016/46 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçlarından 26.10.2010 – 01.07.2011 tarihleri arasında 248 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği bu nedenle davacı lehine 400,00 TL maddi, tazminata makbuz tarihi olan 29.03.2013 tarihinden, 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 238.730,00 TL olması suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçlarından 26.10.2010 – 01.07.2011 tarihleri arasında 248 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 80.400,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, reddine karar vermek gerekmiştir. B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas – 2016/46 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçlarından 26.10.2010 – 01.07.2011 tarihleri arasında 248 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 1.Manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış bu nedenle davacı vekilinin manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir. 2.Maddi Tazminat Talebi Yönünden; Davacının denizaltı özel ihtisas kaybının bulunduğu, tutuklama nedeniyle sağlığının bozulduğu ve bu nedenle denizaltı tazminatının kesildiğinden doğrudan maddi zararı bulunduğundan bu zararının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi tazminat miktarına dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiş, yasal faizin yeterli kalmadığına yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir. 3. Eksik İnceleme Yapıldığına Yönelik Talebi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmamıştır. 4.Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz Talebi Yönünden; 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/4795 Esas, 2023/178 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/4795 Esas, 2023/178 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.