İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4119 Karar: 2025/1722 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4119 K.2025/1722

12. Ceza Dairesi 2023/4119 E. , 2025/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/98 E., 2023/516 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4119 E. , 2025/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/98 E., 2023/516 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4119 E. , 2025/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/98 E., 2023/516 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve uzun yargılama nedeniyle 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, kısmen kabulü ile zaman aşımından düşme kararı ile neticelenen yargılamaya ilişkin gözaltı ve tutukluluk süresi bakımından 21.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu belirtilmek ve manevi tazminatın 10.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; yargılamanın 21 yıl sürdüğüne, davacının lekelenmeme hakkının ihlal edildiğine, davacının beraat kararı aldığı dosyanın sürüncemede bırakılması nedeniyle sonuç olarak hakkında zaman aşımından düşme kararı verildiğine, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/364 Esas, 2016/353 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının rüşvet almak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından 26.01.2001-24.08.2001 tarihleri arasında 210 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, bozma öncesi hakkında rüşvet almak, ihaleye fesat karıştırmak ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılama sonunda rüşvet almak suçundan zaman aşımı süresinin dolması nedeni düşme kararı verildiği, diğer suçlardan ise beraat kararı verildiği, hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda yeniden aynı şekilde hüküm kurulduğu, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/5233 Esas, 2021/7694 Karar sayılı ilamıyla tüm suçlar yönünden zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, kararın 30.12.2021 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu belirtilerek manevi tazminat düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Davacı hakkındaki gözaltı ve tutukluluk tarihi itibariyle davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, 466 sayılı Kanunun 1. madddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığı; söz konusu Kanun'un 1/6 maddesinde "...Kanuna dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen... kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, zaman aşımından düşme kararı verilmiş olmasının ise ilgili hüküm gereği tazminat istenebilecek haller arasında yer almadığı dikkate alındığında, davacının talebinin bu yönüyle reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Davacının 26.01.2001-24.08.2001 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yargılamanın 5271 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da devam etmesi nedeniyle yargılamanın makul sürede bitirilmediğine yönelik talebin 5271 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilerek, makul sürede yargılanmaya ilişkin talebin 5271 sayılı Kanun kapsamında 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde olduğunun ve yargılamanın yaklaşık 21 yıl sürmüş olduğunun anlaşılması karşısında, yargılamanın makul sürede tamamlanmamasının sanıklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu araştırmak suretiyle, sanıklardan kaynaklandığının tespit edilmesi durumunda talebin reddine, sanıklardan kaynaklanmadığının tespit edilmesi durumunda ise davacı lehine makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla