İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4357 Karar: 2024/3244 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4357 K.2024/3244

12. Ceza Dairesi 2023/4357 E. , 2024/3244 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E. 2022/177 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4357 E. , 2024/3244 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E. 2022/177 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4357 E. , 2024/3244 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E. 2022/177 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manyas Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarih, 2015/33 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan,5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 02/10/2019 tarih, 2016/12027 Esas, 2019/9706 Karar sayılı bozma ilamında; "Dosya kapsamının incelenmesinde; mahkemece, tensip zaptı ara kararı ile, Kültür Turizm Bakanlığı Bursa Bölge Müdürlüğüne iddianame ekli, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine karar verildiği, ara karar gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü adına, Merkez /Bursa adresine davetiye çıkarıldığı, davetiyenin 19/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve kurum adına duruşmaya katılan olmadığı, ancak, davanın görüldüğü yer itibariyle davanın Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ihbarının gerektiği,... Hazine vekili tarafından da; davadan haberdar edilmedikleri ve kararın 18/03/2015 tarihinde haricen öğrenildiğinden bahisle; Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma ve temyiz talebi içerir 19/03/2015 tarihli dilekçe ibraz edildiği, bu hali ile katılma ve temyiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla; argıtay Ceza Genel Kurulunun 25/04/2017 tarih, 2016/1102 Esas, 2017/248 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yukarıda izah edilen nedenlerle suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığına duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK'nın 234/1-b maddesine aykırı davranılması, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Manyas Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2019 tarih, 2019/122 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 4.Dairemizin 26/05/2022 tarih, 2020/1775 Esas, 2022/4130 Karar sayılı bozma ilamında; " Sanık hakkında oturduğu evin dış duvarında bulunan aslan figürlü heykelle ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın savunmasında evin dış cephesinde olan heykelin tarihi eser niteliğinden olduğunu bilmediğini, evin kendisi 8-10 yaşlarındayken yapıldığını ve yapıldığı tarihden itibaren o heykelin orada olduğunu, kendisinin koymadığını, kimin koyduğunu da bilmediğini, babasının veya dedesinin koymuş olabileceğini belirterek atılı suçlamayı kabul etmediği, kollukça yapılan araştırma sonucunda düzenlenen tutanakta, heykelim monteli olarak bulunduğu binanın yaklaşık 65-70 yıl önce yapıldığı, binayı sanığın vefat eden babası ve dedesinin inşa ettikleri ve belirtilen heykelin boşluğu kapatmak amacıyla onlar tarafından konulduğunun belirtildiği dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dava konusu eser üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadığı tespit edilerek; anılan niteliği haiz olması durumunda 2863 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca müzeye teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5.Manyas Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarih, 2022/214 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine, 2863 sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince dava konusu eserin Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 03.05.2023 tarih, 2023/49062 sayılı ve düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; kanun yolunun kararda yanlış gösterildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, tüm dosya kapsamı, 27/11/2014 tarihli araştırma tutanağı,... Müzesi Müdürlüğü arkeologları tarafından düzenlenmiş 28/11/2014 tarihli rapor, 27/11/2014 tarihli arama tutanağı, tarihi eserin bulunduğu binayı kimin yaptığına dair jandarma görevlilerince yapılan araştırma sonucu düzenlenmiş 02/01/2015 tarihli tutanak kapsamında, sanığın ikamet ettiği evin giriş kapısına göre doğu cephesinin dış duvarında temelden yaklaşık bir metre kadar yüksekte ve 35 cm uzunluğunda, 20 cm yüksekliğinde, 15 cm genişliğinde baş kısmı kırık mermerden yapılan aslan figüründe heykelin bulunduğu, bu heykelin... Müzesi Müdürlüğü görevlileri tarafından düzenlenen rapora göre, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'u kapsamında bulunan tarihi eser niteliğinin bulunduğu, bu nedenle aynı yasanın 5. maddesi kapsamında bulunduğu, bu yasanın 4/1. maddesine göre kültür ve tabiat varlıklarından haberdar olan kişilerin en geç 3 gün içinde en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idari amirine haber vermek zorunda olduğunun hüküm altın alındığı, 67/1. maddesine göre bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, bu suçun oluşabilmesi için sanığın bir eserin kültür ve tabiat varlığı olduğunu bilmesine rağmen kasten bu hususu gizleyerek bildirim yükümlülüğünden kaçınması gerektiği, dosyada bulunan ve davaya konu tarihi eserin bulunduğu yeri gösteren fotoğraflar incelendiğinde bu heykelin sanığın ikamet ettiği evin duvarına yerleştirilmiş olduğu, net olarak diğer taşlardan ayırt edilebildiği, herkes tarafından her zaman görülmesinin mümkün olduğu, bu eserin binanın duvarında duvar yapımında kullanıldığı, sanığın beyanına göre, binanın babası ve dedesi tarafından yapıldığı, bu eserin bina yapıldığı andan itibaren temelde mevcut olduğu, bu hususların jandarma görevlileri tarafından düzenlenen ve binanın kim tarafından yapıldığına dair tespitleri içeren tutanak ile sabit olduğu, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde herkes tarafından her zaman, çok açık ve net bir şekilde görülebilecek tarihi eserin sanık tarafından saklanıldığından, yetkililerden gizlendiğinden bahsedilemeyeceği, sanıktan bu eserin kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu kapsamında tarihi eser olduğunun bilinmesinin beklenilemeyeceği, bu sebeple sanığın tarihi eser olduğunu bildiği halde aynı kanunun 4. maddesine göre tarihi eseri ilgililere bildirmeyerek üzerine atılı suçu işlediğinden bahsedilemeyeceği, sanığın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkeme bozma sonrası dava konusu eser üzerinde bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bağımsız bilirkişi raporunda, dava konusu eserin 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 26/05/2022 tarih, 2020/1775 Esas, 2022/4130 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla