Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4385 E. , 2023/5385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1561 E., 2023/327 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ün
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4385 E. , 2023/5385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1561 E., 2023/327 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 27.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/02/2016 tarihli ve 2015/29 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 4.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/02/2016 tarihli ve 2015/29 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 26/01/2022 tarihli ve 2020/6731 Esas, 2022/694 Karar sayılı ilâmıyla; hükmün basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, basit yargılama usulü hükümleri uygulanmak suretiyle esas mahkemenin 02/09/2022 tarihli, 2022/757 Esas ve 2022/1081 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu ancak sanık müdafii tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine dosyanın yeni esasa kaydı ile görülen davada inceleme konusu hükmün verildiği anlaşılmakla; yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14/03/2023 tarihli ve 2022/1561 Esas, 2023/327 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralar uyarınca doğrudan verilen 4.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16/05/2023 tarihli ve 2023/44933 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; 1. Sanık üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığına ve hakkında fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Olay günü sanık ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracıyla Sultanbeyli ilçesi Mimar Sinan Caddesinde sokaktan Özgürlük Caddesine seyir halinde bulunduğu, dosya dışı sanık ...'ın ise ... plakalı aracıyla Özgürlük Caddesinde seyir halinde bulunduğu, sanık ...'ın sokaktan caddeye çıkarken etrafını kontrol etmeden çıkış yaptığı için ... plakalı araca çarptığı, olayda ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan katılanın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek nitelikte ve vücudunda kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı, sanık ...'ın 0,94 promil alkollü olduğu" belirtilmiştir. 2. Sanık sürücü aşamalardaki beyanlarında, olayda kusuru bulunmadığından bahisle suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3. Katılan, yaralanması nedeni ile şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir. 4. Kazanın akabininde, kolluk ekibi tarafından sanığın hastaneye yapılan sevki üzerine yapılan alkol ölçümü sonucunda Sultanbeyli İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen 31/10/2014 tarihli, kaza saatinden yaklaşık iki saat sonra düzenlenen doktor raporunda, sanığın 0.94 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilmiştir. 5. Kaza tespit tutanağında; kaza yerinin meskun mahal, gün durumunun gece, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz, dört yönlü kavşak olduğu, kazanın oluşumunda sanık sürücü ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) sürücülerin asli kusurlarından olan 84 üncü maddesi kapsamında düzenlenen ana yolda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaati belirtilmiştir. 6. Dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 22/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda, sanık sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 57/a-b-5 maddesinde düzenlenen, tali yoldan ana yola çıkan sürücülerin ana yoldan gelen araçlara geçiş önceliği verme zorunluluğuna dair kuralı ihlal etmek suretiyle kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 7. Dosya kapsamında bulunan Sultanbeyli İlçe Devlet Hastanesi'nin olay tarihli doktor raporunda, kaza saatinden yaklaşık iki saat sonra yapılan alkol ölçümü sonucu sanığın 0.94 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. 8. Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 18/12/2014 tarihli raporunda katılan ...'ın, hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır(4) derece olacak nitelikte yaralandığı belirtilmiştir. 9.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince bilinçli taksir hükmünün temel ceza tayininden sonra uygulanması gerekirken, nitelikli hal nedeniyle yapılan artırımdan sonra uygulanması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A. Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsiline'' karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmakla ilgili aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri; I. Sanık üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığına ve hakkında fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Sultanbeyli İlçe Devlet Hastanesi'nin olay tarihli doktor raporunda, kaza saatinden yaklaşık iki saat sonra yapılan alkol ölçümü sonucu sanığın 0.94 promil alkollü olduğu tespit edilen, olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun düşen bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tamamen kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralar uyarınca doğrudan verilen 4.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. II. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14/03/2023 tarihli ve 2022/1561 Esas, 2023/327 Karar sayılı kararına yönelik olarak hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (6.) paragrafında yer alan "... taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir defada tahsiline" ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine "sanık hakkında hükmolunan adli para cezasına ilişkin taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.