KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/4438 E., 2023/2570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/260 E., 2023/389 K.
- Suç
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nevşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/576 Esas, 2016/923 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrerliğe ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/576 Esas, 2016/923 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.10.2022 tarihli ve 2020/7817 Esas, 2022/7817 Karar sayılı kararı ile basit yargılama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2023/260 Esas, 2023/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrerliğe ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.05.2023 tarihli ve 2023/47580 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik araştırma sonucu hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Mahkemece ''Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın olay tarihinde sevk ve idaresindeki 6..... plaka sayılı aracı ile seyir halinde bulunduğu sırada polis ekipleri tarafından yapılan kontroller sırasında durdurulduğu, sanığın alınan raporunda 146 promil alkollü olduğu şeklinde rapor düzenlendiği,
sanığın bu şekilde ... kullanarak üzerine atılı suçlamayı işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın ikrarı, adli muayene raporu ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan müsned suçtan cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup;
her ne kadar sanıktaki promil oranı itibariyle sanığın cezasından alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak karar verilmesi gerekiyor ise de bozma ilamına konu mahkememiz ilamının sanık aleyhine temyiz edilmemiş olduğu nazara alınarak sanığın eylemine uyan TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2. maddesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olan sanığın geçmişi nazara alınarak TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı,
bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama hükümlerinin uygulanmasına karar verilmişse de, bu usule uygun şekilde verilen hükme 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesince itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini bildirmiştir.
4. Sanığa ait alkolmetre ölçüm çıktısı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın olay günü, idaresindeki otomobiliyle seyir halindeyken, kolluk kuvvetleri tarafından durdurularak yapılan ölçümünde güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 1,46 promil alkollü olarak ... kullandığı tespit edilmiştir.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (2918 sayılı Kanun) 48 inci maddesinin ''1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.'' şeklindeki 6 ıncı fıkrasına göre, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası ... kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğundan, 1,46 promil alkollü şekilde ... kullandığı anlaşılan sanık hakkında verilen yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Suç tarihi itibariyle 3 aydan fazla kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin, yasal engelden dolayı uygulanamayacağı anlaşıldığından, sanığın bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedenlere dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2023/260 Esas, 2023/389 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4438, K. 2023/2570, 5 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama