İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4461 Karar: 2025/2152 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4461 K.2025/2152

12. Ceza Dairesi 2023/4461 E. , 2025/2152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E. 2023/63 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından,

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4461 E. , 2025/2152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E. 2023/63 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından,

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4461 E. , 2025/2152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E. 2023/63 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından, temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 55.Asliye Ceza Mahkemesinin16.06.2015 tarihli 2014/106Esas - 2015/486Karar sayılı ilamıyla; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar hakkında yürütülen yargılama neticesinde CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31.03.2022 tarihli ve2018/1935E. 2022/2537K. sayılı ilamıyla ; "İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 378 ada 1 parselde, mülkiyeti ... Vakfı'na ait, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 09/04/1977 gün ve 9776 kararı ile korunması gereken taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olup İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09/04/2003 gün ve 14832 sayılı kararı ile koruma grubu I olarak belirlenen, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 12/07/1995 gün ve 6848 sayılı kararı ile belirlenen Kentsel ve Tarihi Sit Alanında kalan ve 16/05/2005 gün ve 5366 sayılı Kanun gereği Bakanlar Kurulunun 03/07/2007 gün ve 2007/12375 sayılı karar ile Yenileme Alanı olarak ilan edilmiş bölgede yer alan ... Tabhanesi’nde, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09/04/2003 gün ve 14832 sayılı kararı ile onaylı restorasyon projesine aykırı olarak inşai ve fiziki müdahale bulundukları iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ...’in onarımı üstlenen Delta İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’nin sahibi ve yetkili müdürü, diğer sanık ...’nın ise aynı şirkette çalışan mimar olduğu, sanıkların aşamalardaki savunmalarında, tutanak tutulduğu zaman inşaatın devam etmekte olduğunu, bahsi konusu geçen imalatlarların tamamının taraflarınca tam olarak yapılıp kusursuz ve eksiksiz olarak özel idareye teslim edildiğini ve geçiçi kabulün yapıldığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, İstanbul I numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12.02.2015 tarihli cevabi yazısında; söz konusu yapıda bazı düzeltmelerin yapıldığı, diğer restorasyon çalışmalarının da devam ettiği belirtildiği, İstanbul Valiliği Yatırım izleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar, Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğünün 22.05.2015 tarihli cevabi yazısında; “... Medresesi Binası Restorasyon Projesi Uygulama İşi” nin geçici kabulünün 03.08.2012 tarihinde yapıldığı, işe ait kesin kabulün henüz yapılmadığı, söz konusu yapıd yüklenici firma olan Delta İnş. San. ve Tic. Lti tarafından restorasyon çalışmalarının devam ettiğinin ifade edildiği, mahkemece mahallinde keşif yapılmadığı anlaşılmakla; Fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle mahallinde keşif icra edilerek suça konu müdahaleler nedeniyle tescilli kültür varlığının zarar görüp görmediğinin, özgün yapısını kaybedip kaybetmediğinin ve taşınmazın son halinin 09/04/2003 gün ve 14832 sayılı karar ile onaylı restorasyon projesine uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, buna göre taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün anlaşılması durumunda, başka herhangi bir husus araştırılmaksızın sanıkların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması, dava konusu uygulamalar sebebiyle tescilli kültür varlığına geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar verilmediğinin ve taşınmazın mevcut son halinin, onaylanan projesine uygun olduğunun tespit edilmesi halinde, sanıkların üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından beraatlerine karar verilmesi, tescilli kültür varlığına geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar verilmemekle birlikte, taşınmazın mevcut son durumunun onaylı projesine aykırı olduğunun belirlenmesi durumunda, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi veya İlçe Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı ve eğer kurulmuş ise suça konu taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile beraatlerine dair hüküm tesisi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; sanıkların üzerilerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından, CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; beraatine karar verilen sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sırasında aldırılan 29.11.2022 tarihli ek bilirkişi heyet raporuna göre; tescilli kültür varlığının zarar görmediği, özgün yapısını kaybetmediği, taşınmazın son halinin 09/04/2003 gün ve 14832 sayılı karar ile onaylı restorasyon projesine uygun olduğu, Suça konu müdahalelerin, bakım ve onarıma yönelik olduğu ve orijinalleri esas alınarak projelendirilip yapıldığı gözlendiğinden tescilli kültür varlığının zarar görmediği ve özgün yapının korunmuş olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde; "...Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda suça konu müdahaleler nedeniyle Tescilli Kültür Varlığının zarar görüp görmediği, Özgün yapısını kaybedip kaybetmediği Ve taşınmazın son halinin 09/04/2003 gün ve 14832 sayılı karar ile onaylı restorasyon projesine uygun olup olmadığı hususunda onaylı Proje dikkate alınarak yapılan incelemede: Tescilli Kültür Varlığının zarar görmediği, özgün yapısını kaybetmediği, taşınmazın son halinin 09/04/2003 gün ve 14832 sayılı karar ile onaylı restorasyon projesine uygun olduğu, yapılan İmalatların basit onarım kapsamında gerçekleştirildiği ve geriye dönülebilirliği olabileceğinin değerlendirildiği, sit alanı içerisinde kalan ve korunması gerekli kültür varlığı olarak tescili ilan edilmiş, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 378 ada, 1 parselde, mülkiyeti ... Vakfına ait davaya konu ... Külliyesi Tabhane üzerinde yapılmış olan, aykırı ve tamamlanmamış olarak bildirilen uygulamaların keşif tarihi itibariyle tamamlandığı, suça konu müdahalelerin, bakım ve onarıma yönelik olduğu ve orijinalleri esas alınarak projelendirilip yapıldığı gözlendiğinden tescilli kültür varlığının zarar görmediği ve özgün yapının korunmuş olduğu; basit onarım niteliğindeki imalatların dönülebilir nitelikte olabileceği kanaatine varıldığının belirtilmesi karşısında, dava konusu uygulamalar sebebiyle tescilli kültür varlığına geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar verilmediğinin ve taşınmazın mevcut son halinin, onaylanan projesine uygun olduğunun tespit edilmesi nedeniyle" gerekçeleriyle sanıkların üzerilerine atılı suçlar yönünden suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK 223/2-e bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar no'lu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların üzerilerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla