KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/4799 E., 2025/704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/40 E., 2023/75 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Kısmen kabul
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, yargılama nedeniyle 1.043.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin bozma ilamına uyularak kısmen kabulü ile 68.043,39 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararının, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği,
mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile ilk tedbir dönemi bakımından 3.926,77 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata 13.09.2009 tarihinden, ikinci tedbir dönemi bakımından 28.157,60 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminata 24.03.2010 tarihinden, üçüncü tedbir dönemi bakımından 35.959,02 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata 03.02.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, tutuklanması nedeniyle davacının kusurunun tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas- 2015/243 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından 09.09.2009-13.09.2009 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, 13.09.2009-24.11.2009 tarihleri arasında 72 gün, 24.03.2010-27.09.2011 tarihleri arasında 552 gün, 03.02.2012-10.01.2014 tarihleri arasında 707 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 23.06.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği,
tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının tazminata hak kazandığından bozma ilamına da uyularak davanın kısmen kabulü ile 68.043,39 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2022 tarihli kararıyla;
"...1-Davacının tutuklama müzekkeresinin kesintiye uğraması nedeniyle üç farklı dönemde infaz edildiği dikkate alınarak, 13.09.2009-24.11.2009 (gözaltınada geçen sürenin bu dönem için hesaba katılması), 24.03.2010-27.09.2011 ve 03.02.2012-10.01.2014 tarihleri arasındaki her bir dönem için ayrı ayrı maddi-manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Davacının SGK kayıtları incelendiğinde ... Kimya Şirketinde 10.09.2009 tarihinde işe başladığı ve işten çıkarıldığı 30.04.2010 tarihine kadar sigorta primlerinin ödenmiş olduğu anlaşıldığından söz konusu tarihler arasında davacıya ilgili şirket tarafından ücretinin ödenip ödenmediği araştırılarak ödeme yapılması halinde bu miktarın hesaplanacak maddi tazminat miktarından düşülmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile ilk tedbir dönemi bakımından 3.926,77 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata 13.09.2009 tarihinden, ikinci tedbir dönemi bakımından 28.157,60 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminata 24.03.2010 tarihinden, üçüncü tedbir dönemi bakımından 35.959,02 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata 03.02.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4799, K. 2025/704, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama