İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4821 K.2025/240

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,14.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye…

Esas2023/4821Karar2025/240Tarih14 Ocak 2025Okuma5 dk · 1.030 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/4821 E., 2025/240 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1331 E., 2023/263 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/398 E., 2019/1113 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.030 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,14.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı ... Holding Ltd. Şti. vekili Avukat ... ...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacı şirket tarafından davalının sahibi olduğu Bodrum Göltürkbükü'nde bulunan işletmenin finansmanında kullanılması için davalıya borç olarak 200.000 USD ve 300.000 USD olmak üzere toplam 500.000 USD ödeme yapıldığını, davalının hesabına havale edildiğine dair apostilli banka dekontu ve tercümesinin mevcut olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ileri sürerek, borçlunun icra takibine vaki itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacı vekili olarak görülen ...'in davacı Şirketi asaleten temsil yetkisine sahip olmadığını, havale dekontu üzerindeki isimlerin müvekkilinin ismi ile örtüşmediğini, müvekkili ile davacı şirket arasında borç ilişkisi bulunmadığını, daha önce başlatılan icra takibinin takip dayanağı belge üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeni ile İcra Hukuk Mahkemesinin kararıyla iptal edildiğini savunarak, davanın reddine, davacı haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının hesabından davalının hesabına toplam 500.000 USD havale yapıldığı, takibe dayanak dekontlarda yer alan "Borç/Kredi" ibaresinden takip konusu tutarın ödünç verildiği kanısına varıldığı, davalının takip konusu tutarı ödünç almadığına ilişkin savunmasını yazılı delil ile ispat edemediği,

davalının açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, hüküm altına alınan 500.000 USD asıl alacağın takip tarihi itibari ile TL karşılığı olan 1.086.300,00 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 217.260,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça 500.000 USD'nin 09.02.2010 tarihli sözleşme gereğince borç olarak verildiğinin ileri sürüldüğü, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda karine mevcut ise de 01.03.2010 tarihli 200.000 USD bedelli havale dekontunda "Ref Loan" "borç" açıklamasına yer verildiği anlaşıldığından davacı tarafından davalıya 01.03.2010 tarihinde havalesi yapılan 200.000 USD tutarın sonradan geri alınmak kaydıyla ödünç olarak verildiğinin kabulünün gerektiği, buna karşılık 25.02.

2010 tarihli 300.000 USD bedelli havale dekontunda "ref agreement 09.02.2010" açıklamasına ödemenin gerekçesi olarak 09.02.2010 tarihli sözleşme gösterilmiş olup Mahkemece kabul edildiğinin aksine dekontta bahsi geçen bedelin borç olarak gönderildiğine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, bu nedenle Mahkemece 25.02.2010 tarihli 300.000 USD bedelli havalenin "borç" açıklaması ile yapıldığı şeklindeki kabulün doğru olmadığı, ancak havale açıklamasında atıf yapılan 09.02.2010 tarihli sözleşme davalı tarafından kabul edilmemekte ise de havale bedeli davalı tarafından çekince ileri sürülmeksizin alındığı,

havale açıklamasına karşı çıkılmadığı, bu durumda davalının havale bedelini 09.02.2010 tarihli sözleşme kapsamında aldığını kabul etmek gerektiği, davacının bu sözleşmenin hayata geçirilmediğini ileri sürdüğü, davalının 09.02.2010 tarihli sözleşmenin hayata geçtiğine ve bu sözleşme belirtilen işletmenin faaliyete başladığına, kâr payı ödemesi yapıldığına dair bir savunmasının bulunmadığı,

davalının kendisine havale edilen tutara karşı edimini yerine getirdiğini, bu tutarın karşılıksız kalmadığını ispat edemediğinden 25.02.2010 tarihinde davalıya havale edilen 300.000 USD'nin davacıya iadesi gerekeceği, Mahkemece sonuç itibariyle davanın kabulü doğru ise de 25.02.2010 tarihli 300.000 USD bedelli havale tutarı yönünden gerekçe doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,

yeniden hüküm verilerek davanın kabulüne, davalının İstanbul 8. İcra Dairesinin 2014/23561 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 500.000 USD üzerinden bu miktara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca 1 yıllık vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek devamına, hüküm altına alınan 500.000 USD asıl alacağın takip tarihindeki kur karşılığı olan 1.086.300,00 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 217.260,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz yoluna bşavurmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; davacı adına vekalet veren ...'un dava tarihi itibari ile tescil ve temsil yetkisinin bulunmadığını, ispat yükünün yer değiştirdiğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, davalı ile davacı firma arasında imzalanmış hiçbir sözleşme ve ticari ilişki olmadığını, dava konusu dekontlara ilişkin ödemelerin davalıya borç para verilmesi için yapılan ödemeler olmayıp aksine bir borcun ödenmesi hususunda ispat aracı olduğunu, dekontlarda davacının beyan ettiği sözleşmeler dikkate alındığında ...'un kar payı sözleşmesi gereğince kâra ortak olmak karşılığında ödemek ile yükümlü olduğu borç tutarı olarak kabul edileceğini,

09.02.2010 tarihli sözleşmenin hiç dikkate alınmadığını, beyanların Mahkemece yanlış değerlendirildiğini, iddia edilenin aksine işletmenin 1 yıl süre ile faaliyet gösterdiğini, zarar ile sezonun kapanması sonrasında faaliyetlerine son vermek zorunda kaldığını, kar ortaklığı karinesinin oluştuğu hususunda hüküm verilmeden önce öncelikle firmanın araştırılması,

bilançosu, ödenecek bir kar bulunup bulunmadığı somut olarak tespit edilmeden karar verildiğini, yargı kararları gereğince ödünç verilen bedelin istenebilmesi için öncelikle borçluya bildirimde bulunulması ve bu bildirimden itibaren altı hafta sonra takip başlatılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ödünç verme iddiasına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesince, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacı şirket temsilcisine şirket adına vekil tayin etme yetkisinin verildiği, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, havale dekontlarında yer alan açıklamalar dikkate alındığında ispat yükünün davalıda olduğu, davalının havale edilen paranın mevcut borcun ödenmesi için gönderildiğini ispat edemediği ve yargılama sırasında ileri sürülmeyen ve delil olarak dayanılmayan hususların da sonradan ileri sürülmesi halinde itibar edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4821, K. 2025/240, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4821
Karar No
2025/240
Tarih
14 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4826 K.2025/219
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4832 K.2025/494
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4834 K.2025/493
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4834 K.2025/738
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4836 K.2025/483
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/4843 K.2025/1362

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.