Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4947 E. , 2025/1041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/333 E., 2023/983 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tara
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4947 E. , 2025/1041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/333 E., 2023/983 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 350.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın, gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 48.454,61 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin kesintisiz şekilde infaz edilmediği hususu göz önünde bulundurulmuş ve bu itibarla hüküm fıkrasından maddi ve manevi tazminata ilişkin kısım çıkarılarak, 20.12.2017-21.12.2017 tarihleri arasındaki gözaltı süresi ve tutuklamanın infaz gördüğü ilk dönem olan 21.12.2017-21.11.2018 tarih aralığı bakımından17.668,20 TL maddi tazminat, 43.000,00 TL manevi tazminatın 20.12.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle, ikinci dönem olan 10.01.2019-19.07.2019 tarih aralığı bakımından 12.799,03 TL maddi tazminat ve 27.000,00 TL manevi tazminatın 11.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle, üçüncü dönem olan 16.12.2019-19.06.2020 tarih aralığı için 14.106,31 TL maddi ve 27.000,00 TL manevi tazminatın 17.12.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesi ibareleri eklenmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/104 Esas, 2019/433 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli kasten öldürme suçundan 20.12.2017-19.06.2020 tarihleri arasında toplam 912 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.05.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü üç ayrı dönem bakımından ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat miktarı belirlemek ve faiz başlangıç dönemlerinin ilgili oldukları dönemden başlatılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 238.730,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 141.573,54 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı da dikkate alınarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin maddi tazminat ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda tutuklamanın infaz edildiği her bir dönem bakımından çok eksik manevi tazminata hükmolunması, 2.Davacı hakkında maddi ve manevi tazminatın infaz gören üç dönem için tedbirin başlangıç tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.