İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/5311 Karar: 2024/7429 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5311 K.2024/7429

12. Ceza Dairesi 2023/5311 E. , 2024/7429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/279 E., 2023/132 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incele

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/5311 E. , 2024/7429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/279 E., 2023/132 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incele

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/5311 E. , 2024/7429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/279 E., 2023/132 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın CK’nın 85/1, 62/1, 63. Maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; müvekilinin öleni darp etmediğine, illiyet bağının raporda karşılanmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ... 'ın olay tarihinde fiilen ayrı yaşadığı boşanma sürecinde olduğu tanık ... ile mağdır Vedat arasında bir ilişki olduğundan şüphelendiği, olay gecesi sanığın saat 21.30 sıralarında eşinin iş çıkışına gelen ve kendisini gizlice takip eden sanığın, eşi ve mağdurun yanına gelmesinin ardından sanık ile mağdur arasında tartışma çıktığı, bu sırada sanık ile mağdurun birbirlerini karşılıklı olarak yakalarından tutup itekledikleri, ayrıca sanığın mağdurun yüzüne yumruk attığı, akabinde ... ve arkadaşlarının tarafları ayırdıkları, tartışma sırasında sanığın, mağdura hitaben "benim nikahlı eşimin yanında ne işin var, ben sizi kaç gündür takip ediyorum, neden etrafında dolaşıyorsun" dediği, mağdurun ise karşılık olarak "ben onu sadece evine götürüyorum" diye karşılık verdiği, bu olaydan sonra ... ile mağdurun geri dönerek mağdurun yırtılan gömleğini değiştirmek için mağdurun evine doğru gittikleri, yaklaşık 5-10 dakika sonra mağdurun gömleğini evinde değiştirmesinin ardından kendisini cadde üzerinde bekleyen ... ile birlikte tekrar Doktorlar Caddesi istikametine doğru yürümeye başladıkları, mağdurun daha önceden tanıdıkları tanık ...'ndan ...'yu birlikte götürerek evine bırakmayı teklif ettiği, üçünün birlikte yürümeye başladıkları, kısa bir süre sonra tekrar sanıkla karşılaştıkları sanığın mağdura hitaben "sen benim eşimin yanında hala nasıl geziyorsun" diye bağırdığı, buna müteakip mağdur ile sanık arasında tekrar karşılıklı itişme yaşandığı, kargaşa sırasında sanığın bir ara sırtüstü yere düştüğü, bu esnada tanık ...'in arkasında olan mağdurun aniden yerdeki sanığın üzerine atladığı, yerdeki sanığın diziyle mağdurun göğsüne doğru bir kez vurmasına müteakip ise olay yerindeki şahısların tarafları ayırdıkları, bunun üzerine mağdur, sanığın eşi ... ve tanık ... 'in Doktorlar Caddesi'ne doğru yürümeye başladıkları, olay yeri inceleme tutanağına göre 103 metre yürüdükten sonra mağdur ...'nin birden "boynum" diye bağırarak yere düştüğü, bu esnada tarafların ve olay yerine gelen şahısların mağdura müdahale ettikleri, ayrıca 112'yi çağırdıkları, yaklaşık 10 dakika sonra gelen 112 ekiplerinin mağdura olay yerinde ve ambulans içinde müdahale ettikleri ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen mağdurun öldüğü, otopsi raporuna göre kesin ölüm nedeninin "kendisinde daha önce mevcut bulunan kalp yetmezliği zemininde gelişen göğüs travmasına bağlı kalp krizi sonucu" meydana geldiğinin tespit edildiği olayda, sanığın, mağduru itelemesi, yüzüne yumruk atması ve diziyle göğsüne vurması neticesinde (ölende daha önceden mevcut bulunan kalp yetmezliği zemininde gelişen) mağdurun göğüs travmasına bağlı kalp krizi sonucu öldüğü, sanığın eylemiyle mağdurun ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, ancak sanığın ölene yönelik kastının eylemleri nazara alındığında kasten öldürme olmadığı, mağdurda darp ve cebir izine rastlanmadığı, sanığın eylemlerinin ...nun 86/2 maddesi kapsamında olduğu, ancak neticenin sanığın kastettiği neticeten daha ağır bir neticenin oluşumuna sebebiyet verdiği, bu itibarla sanığın eyleminin 23/1. maddesi yollamasıyla TCK 85/1. maddesi kapsamında değerlendirilerek sanığın TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2022 tarihli kararıyla ; "...Ölenin Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde yapılan otopsi raporunda, göğüs ön kesimde sol meme hizasında 5-7 adet, orta hatta iki adet ve sağ meme hizasında üç adet dörder beşer cm çapında tedavi amaçlı elektroşok izleri, sağ dirsek iç kesimde ekimozsuz iğne pikür izi, bel kuyruk sokumu hizasında sağ kaba ete doğru uzanan 10*4 eski nedbe dokuzu görüldüğü, bu bulgular haricinde ölüme müessir herhangi bir darp cebir kesici delici alet ateşli ateşsiz silah ve boğma boğulmaya ait bulguya rastlanmadığı, göğüs ön kesimine darbe aldığı iddiası nedeniyle göğüs ön kesimindeki müdahale amaçlı elektroşok izleri görüldüğü orta hattaki iki adet 4*1 cmlik ekimozlu sahanın, darbe bağlı olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek, rapor sonucuna göre; kişinin kesin ölüm nedeninin kendisinde daha önce mevcut bulunan kalp yetmezliği zemininde gelişen göğüs travmasına bağlı kalp krizi sonucu husule geldiği, darbenin doğrudan ölümüne sebebiyet vermediği, ölümün kendisindeki mevcut hastalık sonucu husule geldiği, ancak aldığı travma sonucu husule geldiğinin belirlendiği, olayda, Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve olayın etraflıca aydınlatılması bakımından, adli muayene raporunda belirgin bir darp izine rastlanmadığı belirtilen, 40 dakika CPR uygulanan ve göğüs bölgesinde tıbbi tedaviye bağlı kırıklar da tespit edilen hastanın, yapılan otopsisinde göğüs ön kesimine darbe aldığı iddiası nedeniyle göğüs ön kesimindeki müdahale amaçlı elektroşok izlerinin görüldüğü orta hattaki iki adet 4*1 cmlik ekimozlu sahanın, darbe bağlı olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de, ölenin muayene bulguları detaylı şekilde irdelenerek sanığın eylemi sonucu oluşan yaralanma olup olmadığının belirlenmesi, yaralanma olması halinde niteliğinin TCK’nın 86. maddesi kapsamında tespiti, sonrasında sanığın eylemi ile ölüm arasında illiyet bulunup bulunmadığının kesin olarak tespit edilmesi amacıyla için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, " Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.01.2023 tarihli raporda, ölenin otopsisinde tespit edilen sternum ve kot kırıklarının lokalizasyonu ve özellikleri dikkate alındığında yeniden canlandırma işlemi sırasında husullerinin mümkün olduğu, otopsisinde dış muayenede tespit edilen travmatik değişimlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları itibariyle kişide tespit edilen travmatik değişimlerin tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadıkları, adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin tartışma olayı esnasında darp edildiğinin iddia edildiği, otopsisinde dış muayenede göğüs orta hatta 4x1 cm lik ekimoz tespit edildiği, tespit edilen lezyonun kişinin kasten yaralanma şeklinde darp edildiğinin kabulü halinde TCK'nın 86-87. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kişide kronik kalp damar hastalığının mevcut olduğu, olayın meydana geliş şekli ve otopsisinde tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı tartışma olayının efor ve stresinin tetiklediği, ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu ancak ceza hukuku açısından illiyet bağı olup olmadığı hususunun adli tahkikatla mahkemece değerlendirilmesinin uygun olacağının bildirildiği, mahkemece sanığın olay tarihinde tartıştığı ve hastalığını bilmediği öleni basit şekilde darp etmek suretiyle yaraladığı, darp izlerinin basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, sternum ve kot kırıklarının yeniden canlandırma işlemi sırasında meydana gelmesinin mümkün olduğunun bildirildiği, bu şekilde sanık ile ölen arasındaki basit şekilde itekleşme ve boğuşmanın ölende mevcut kronik kalp hastalığının tetiklenmesi sonucunda mağdurun ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanığın eylemine uyan TCK'nın 86/2 ve 23/1. maddeleri delaleti ile TCK'nın 85/1 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla