Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/570 E. , 2023/5482 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/599 E., 2022/1399 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mah
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/570 E. , 2023/5482 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/599 E., 2022/1399 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çanakkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05/02/2021 tarih 2019/562 esas, 2021/54 karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13/09/2022 tarihli ve 2019/562 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillinin,mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası ve 51 nci maddesi gereğince sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28/01/2023 tarihli ve 2022/129076 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; Ceza miktarına, lehe hüküm uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Sanığın 01/10/2019 tarihinde sevk ve idaresinde ... plakalı aracı ile ÇOMÜ Hastanesi kavşağına yaklaştığında katılan ...'ın sevk ve idaresindeki 34 BEZ 583 plakalı motosiklet ile çarpıştığı, çarpma sonucunda motosiklet üzerinde bulunan katılanların yaralandığı, olaya müdahale eden trafik polis ekiplerince sanığın yapılan alkol kontrolünde 104 promil alkollü olduğu, katılan ... hakkında düzenlenen doktor raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılan ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığına dair rapor düzenlendiği, Meydana gelen olaya ilişkin trafik polislerince hazırlanan kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü sanık ...'nun 2918 sayılı KTK'nun 48/5 maddesinde belirtilen hususi otomobili 0,50 promil üzerinde kullanmak ve 56/1A maddesinde belirtilen şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek kurallarını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, mahkememizce kusur oranı için adli tıptan aldırılan rapora göre de sanığın olay da asli kusurlu olduğu, yine adli tıp raporunda katılan ...'ın kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmış ve buna göre uygulama yapılmıştır B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Olay tarihinde sanık ...’nun alkollü olduğu halde ... plaka sayılı araçla seyir halindeyken aniden yolun sağına dönmek üzere manevra yaptığı bu sırada seyir halinde bulunan katılan ...’ın sevk ve idaresinde bulunan motosiklete vurup motosiklette bulunan ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve katılan ...’ın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen olayda sanık ...’nun tam kusurlu, katılan ...'un kusursuz olduğunun tespit edildiği, yapılan inceleme sonucunda sanığın olay tarihinde alkollü bir şekilde araç kullanırken kontrolsüz bir şekilde sağa dönüp sağda nizami bir şekilde seyir halinde bulunan motosiklete çarptığı ve olayda 1.04 promil alkollü olup tam kusurlu olduğu ve bilinçli taksir ile hareket ettiği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden; Tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde ceza tayin edilmiş olup hükümde bu yönü ile de bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin ceza miktarına ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir. Sanığın daha önce kesinleşmiş kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına dair mahkumiyetinin olmaması ve yargılama sürecinde gösterdiği olumsuz durumunun bulunmaması ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaat oluşması nedeniyle sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine karar verilmiş olup hükümde bu yönü ile bir aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin lehe hüküm uygulanmasına ilişkin temyiz itirazları da reddedilmiştir. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden; Katılanların şikayetinin devam ettiği, zararın karşılanmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13/09/2022 tarihli ve 2019/562 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.