Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/5924 E. , 2024/3848 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Mahkumiyet Temyiz Edenler : Katılan vekili, sanık müdafi Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neti
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/5924 E. , 2024/3848 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Mahkumiyet Temyiz Edenler : Katılan vekili, sanık müdafi Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında sanığın TCK'nın 89/4, 62, 51.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, kararın bölge adliye Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/2648 Esas, 2022/9422 Karar sayılı ilâmıyla, sanığın kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm tesis edildiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin ayrı ayrı esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın kusurunun bulunmadığına, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlandığına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; gece vakti, saat 01.00 sıralarında, yerleşim yeri dışında, yağmurlu havada, zemini ıslak aydınlatma olmayan, bölünmüş yolda, sanık ... idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile seyir halinde iken olay mahalli park alanına gelip emniyet şeridinde durduğu sırada, yarı römorkun sol arka kısımlarına gerisinden gelen temyiz dışı katılan sanık ...’ın idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile çarpması ile bu aracın sol tarafa savrulup orta refüj bariyerlerine çarpıp sürüklenmesi neticesi sol şeridi ve sağ şeridi kısmen kapatacak şekilde üzerindeki yükün de savrulduğu, temyiz dışı katılan sanık ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, aynı istikamette gerisinden gelen sanık ... yönetimindeki otomobilin ön kısımlarıyla banket üzerinde bulunan sanık ...’ın idaresindeki çekiciye çarpması sonucunda katılan sanık ...’un ağır 5 kemik kırığı oluşacak şekilde, aracındaki yolculardan 3 kişinin nitelikli şekilde (katılanlar Kübra hayati tehlike geçirecek ve ağır 6 kemik kırığı oluşacak şekilde,Mine hayati tehlike geçirecek şekilde ve orta 3 kemik kırığı oluşacak şekilde,Hüseyin orta 3 kemik kırığı oluşacak şekilde) yaralandığı olayda; sanık ...'ın "mecburi haller dışında yerleşim yerleri dışındaki karayollarında taşıt yolu üzerinde park etmek" kuralını ihlal ederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında teşdit hükümleri uygulanmış ve TCK'nın 89/4.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık ...'ın park yerine girmek üzere yavaşladığı sırada sanık ...'ın aracını kaydırarak ...'ın aracına çarptığı ve ...'ın aracında hasar meydana geldiği ayrıca ...'ın hafif şekilde yaralandığı,daha sonra sanık ...'un ise aracıyla gelerek ...'ın aracına çarptığı,çarpma sonucunda ... ve aracındaki 4 ayrı kişinin nitelikli olarak yaralandıkları anlaşılmakla sanık ...'un ...'ın yaralanmasına sebebiyet vermediği, ... gelmeden zaten ...'ın yaralandığı,... hakkında başkaca bir kişinin şikayetinin olmadığı bu nedenle ...'un üzerine atılı suçun oluşmadığı,...'ın ise olayın oluşumuna,gelişimine ve sonucuna uygun bilirkişi raporlarındaki 1. durumda anlatıldığı üzere park alanına girmek üzere yavaşladığı sırada ...'ın kontrolü kaybetmesi sebebiyle aracıyla ...'ın aracına çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği,bu konuda takoğrafların bulunduğu gibi,tır şoförü olan sanığın park alanının hemen yakınında bulunması sebebiyle park alanına girmek yerine emniyet şeridinde durmasının mantıklı olmadığı,olayın hemen akabinde düzenlenen kaza tesbit tutanağında da bu hususun belirtildiği,daha sonra delillerle desteklenmeyen beyanlarla emniyet şeridinde park ettiğine dair ihtimalin oluşa uygun olmadığı kabulü ile beraatine karar verilmiş, temyiz talepleri üzerine Dairemizin yukarıda belirtilen kararı uyarınca sanık hakkındaki beraat kararının bozulmasına karar verilmiş olup; Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, oluşa ve dosya içeriğine göre, kaza tespit tutanağı krokisinde çarpma noktasının araç park giriş yolu geçildikten sonra bordür taşı girişinde oluştuğu, istinaf dışı sanık ...'ın 30/06/2016 tarihli kolluk ifadesinde "...ön tarafta plakasını bilmediğim tırın emniyet şeridinde park halinde olduğunu, arkasında reflektör ya da uyarıcı ikaz edici olmadığını..." belirttiği, ilk derece mahkemesince yapılan keşif ve trafik bilirkişi raporu incelendiğinde de sanık ...'ın araç park giriş yolunu geçerek sağ banket üzerinde gerekli güvenlik önlemleri(aracın dörtlülerini yakma, güvenli bir mesafeye reflektör koyma vs) almadan durduğu anda zincirleme kazanın meydana geldiğinin anlaşılması karşısında Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu raporunda da belirtildiği üzere sanık ...'ın tali kusurlu olarak birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kavak Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2024 tarihinde karar verildi.