Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/5982 E. , 2026/1437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/57 E., 2023/467 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön in
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/5982 E. , 2026/1437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/57 E., 2023/467 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, kararın katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizce sanığın sorumluluk alanında bulunan mahalde gerekli kontrol, denetim ve önlemlerin zamanında alınması konusunda gerekli girişimlerde bulunulmadığı anlaşıldığından, meydana gelen kazada tali kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemecce bozma ilamına uyularak sanık hakkında TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, olayda sorumluluğunun bulunmadığına, kusursuz olduğuna, raporlar arasında çelişki bulunduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; suç tarihinde ... - ... hattında 91016 sefer sayısı ile hizmet veren yüksek hızlı trenin saat 17:15 sıralarında ... istasyonu girişinde raylarla peron duvarı arasında bulunan yayaya çarpması sonucu yayanın hayatını kaybettiği olayda, kazanın meydana geldiği istasyona ilişkin ... Müdürü tarafından 24.06.2011, 10.08.20 11... .09.2012 tarihli telgraflar ile yaya alt geçitinin su ile kaplandığı ve kullanılamaz durumda olduğu, ihatlarda yer yer boşluklar bulunduğu, 3. şahısların demiryolu hattına girdiği ve bu durumun güvenlik açısından problem yarattığı ... Yol Müdürlüğüne bildirilmesine rağmen, ... Müdürü olarak görev yapan ve ... Yönetim Kurulunun 29/04/2009 tarih ve 7/62 sayılı kararı ile “Bölge sınırları içinde bulunan demiryolu hatlarının ve sanat yapılarının (Köprü, menfez, tünel, ihata v.s.) tamiri, bakımı ve yenilenmesi, günün ve geleceğin ihtiyaç ve şartlarına göre geliştirilmesi, trenlerin güvenli seyrini sağlamak üzere yolun işletmeye açık ve hazır bulundurulmasını sağlamak, seyrüsefer güvenlisini saklamak üzere alt ve üst yapıyla ilgili her türlü bakım, onarını, inşaat islerini bağlı birimler ve merkezle koordineli olarak yürütülmesini sağlamak” şeklindeki görevlerin görev tanımı içerisinde sayılan sanığın sorumluluk alanında bulunan mahalde gerekli kontrol, denetim ve önlemlerin zamanında alınması konusunda gerekli girişimlerde bulunulmadığı anlaşıldığından, meydana gelen kazada tali kusurlu olduğunun kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.