İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/6217 Karar: 2025/3027 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6217 K.2025/3027

12. Ceza Dairesi 2023/6217 E. , 2025/3027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E. 2023/259 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yap

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/6217 E. , 2025/3027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E. 2023/259 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yap

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/6217 E. , 2025/3027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E. 2023/259 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6.maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından yapılan temyiz üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/10490 Esas, 2022/8255 Karar sayılı ilâmıyla, sanık hakkında koşulları oluşmamasına rağmen bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1.maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan vekilinin temyiz isteği; suç vasfının hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B.Sanık müdafinin temyiz isteği; kusur durumunun hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20/07/2015 günü saat 19.30 sıralarında ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışı, bölünmüş, iki şeritli, sekiz metre genişlindeki, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halinde iken, kaza mahalli olan üç yönlü kavşağa geldiğinde istikametine göre sol tarafındaki kavşak içerisinden yola giriş yapan sanığın idaresindeki otomobile çarpmamak için manevra yaptığı ancak direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan elektrik direğine çarpması neticesinde ...'nin öldüğü olayda, hükme esas alına kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim edilen 15/02/2016 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 29/03/2016 tarihli raporda: sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile kavşak mahallinde dönüşünü yapmadan önce düz seyir halinde olan araçları dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerini yaparak tedbirli bir şekilde dönüşünü gerçekleştirerek yoluna devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi ile ilk geçiş hakkını ölenin idaresindeki araca vermemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, ölenin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; CMK’nın "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas- 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK'nın 50/4.maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu, dosya içeriğine göre, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50.maddesi hükmünün '' Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından ..'' şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla