Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6202 E. , 2024/2760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1989 E., 2023/1432 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelem
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6202 E. , 2024/2760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1989 E., 2023/1432 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, yargılamanın her aşamasında önemle ifade ettikleri şoför değişikliği hususu hem ilk derece mahkemesi tarafından hem de bölge adliye mahkemesi tarafından göz ardı edilmiş olduğuna, sanığın uzlaşma hususunda azami çaba sarf ettiğini ancak katılanların yüksek meblağlar istemesi nedeniyle anlaşma olmadığına ve sanığın katılanların çaba göstermemesi nedeniyle HAGB hükümlerinden faydalanamadığına, mahkemenin delillerin takdir ve değerlendirmesinde yanılgıya düştüğüne, sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; sanık hakkında katılanların uğradığı zarar ve sanığın kusur oranı göz önüne alınmadan eksik ceza verildiğine, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanığın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması gerekirken yetersiz cezayla cezalandırıldığına, atılı suçun olası kastla işlemiş olduğuna, bilinçli taksir artırım oranının 1/2 olması gerektiğine, sanığın tutuklanarak en ağır ceza ile cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 04:40 sıralarında, sanığın 1,47 promil alkollü vaziyette olan sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, gece vakti, aydınlatması olan tek yönlü asfalt kaplama yolda seyri sırasında, kendisine hitaben kırmızı fasılalı ışığın yandığı olay mahalli kavşağa geldiği esnada, kırmızı fasılalı ışığı dikkate alarak durması, gerekli ve yeterli kontrolleri yapması, gelen araçların hız ve yakınlığını dikkate alarak uygun zamanda kavşağa girmesi, seyir istikametine göre yolun sağından seyreden otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, sağ tarafından gelen katılanların bulunduğu araçla çarpıştığı olayda; katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokacak, vücutta kemik kırığına neden olacak, kemik kırığının hayati fonksiyonlarını AĞIR (6) derecede etkileyecek nitelikte, katılan ...'ın ise, basit tıbbi müdahale ile gidilebilir şekilde yaralandıkları, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 13.02.2020 tarihli ve 13.06.2022 tarihli Karayollar Genel Müdürlüğünden oluşturulan üç kişilik heyet raporlarına göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve tespit edilen alkol miktarı dikkate alınarak sanığın eyleminde bilinçli taksir şartlarının oluştuğu kabul ve tespit edilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3. maddelerindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, asgari hadden fazla uzaklaşılmak suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, sonuç olarak tayin olunan uzun süreli 1 yıl 8 ay hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK'nın 50/4. maddesi hükmü karşısında bilinçli taksir nedeniyle adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, 15/10/2019 tarihli kusura ilişkin rapora dair 365-TL bilirkişi ücreti, 323-TL ATK faturası ile 13/06/2022 tarihli rapora ilişkin 1.200-TL bilirkişi ücretinin de sanığa yargılama gideri olarak yüklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, her iki katılan kendilerini ayrı vekillerle temsil ettirdiklerinin anlaşılması karşısında, her iki katılana ayrı ayrı vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, infazda tereddütte yaratacak şekilde hangi katılan lehine vekalet ücreti taktir edildiği açıklanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.