İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/6207 Karar: 2024/7092 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6207 K.2024/7092

12. Ceza Dairesi 2023/6207 E. , 2024/7092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/83 E., 2023/167 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri ile katılanlar ve

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/6207 E. , 2024/7092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/83 E., 2023/167 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri ile katılanlar ve

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/6207 E. , 2024/7092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/83 E., 2023/167 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, yüklenen suç açısından sanıkların kastlarının ve taksirlerinin bulunmadığı gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine ilişkin kararlarının, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.02.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiğine, yargılanması gereken müvekkili değil DSİ olduğuna, müvekkilinin herhangi bir hukuki sorumluluğunun olmadığına, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; mahkemece Yargıtayın hatalı kararına direnmeyerek verdiği kararın hukuka aykırı olduğuna, göletten sadece sulama maksatlı yaralanan müvekkilinin sorumlu tutulmasının akla ve mantığa aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, idari yetkililerin de dosya kapsamında yargılanması gerektiğine, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığına, maktul ...'in diğer maktulleri kurtarmak için gölete girdiğinden bu ölümden sanığın sorumlu tutulmaması gerektiğine, gereken önlemlerin alındığına, müvekkilinin muhasebeden sorumlu olduğuna, gölet çevresinde güvenliği sağlayacağı tedbirler almak gibi bir yetki ve görevi bulunmadığına, ölenlerin geç kurtarılmasının illiyet bağını kestiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; olay yerinde gerekli önlemlerin alındığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, maktullerin gölete girmenin yasak olduğunu bildikleri halde bilerek ve isteyerek girdiklerine, maktul ...'in diğer maktulleri kurtarmak için gölete girdiğinden bu ölümden sanığın sorumlu tutulmaması gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. D. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; mahkemece sanıklar hakkında indirim uygulanması ve para cezasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, tayin edilen cezaya, cezanın hak ve adalet ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde katılanlar ..., ... ve ... ile ölenlerin Seydişehir ilçesindeki bir düğünden Eskişehir iline dönmek üzere iki araç ile yola çıktıkları, Doğanhisar ilçesi Deştiğin Mahallesi göleti yakınlarına geldiklerinde, gölete girmek için durdukları, müşteki ... ve ölenlerin yüzmek için gölete girdikleri, müşteki ... ile ölen ...'ın bir süre sonra göletten çıktıkları, bu sırada ölenler ... ve ...'ın gölette çırpınmaya başladıkları, ölen ...'ın onları kurtarmak için suya girdiği, ölenler ... ile ...'ın ölen ...'ı da çekmesi sonucu, üç kişinin boğularak öldükleri olayda; Deştiğin Göletinin DSİ 4. Bölge Müdürlüğü ile S.S. Deştiğin Sulama Kooperatifi arasında 26.02.2014 tarihinde imzalanmış olan Deştiğin Göleti ve sulama tesisinin işletme, bakım ve yönetim sorumluluğunun Deştiğin Mahallesi Sulama Kooperatifine Kooperatif başkanı sanık ...'in imzası ile devredildiği, Deştiğin Mahallesi Sulama Kooperatifinde sanık ...'in Başkan, sanık ...'ın Başkan Yardımcısı, sanık ...'un Muhasip Üye olarak yönetim kurulunun oluştuğu, 20/08/2015 tarihli bilirkişi raporunda, Deştiğin Göletine Doğanhisar Hüyük karayoluna üç ayrı girişin bulunduğunun, bu girişlerden ana giriş olarak kabul edilebilecek yerin DSİ logosunun bulunduğu yer olduğunun, ana giriş olarak kabul edilen bu yerden girilmesi durumunda ölenlerin tam kusurlu olacaklarının, diğer girişlerden giriş yapılması durumunda ölenlerin tehlikesini bilmedikleri bir yerde hayatlarını riske atmalarından dolayı birinci dereceden asli kusurlu olacaklarının, bu durumda DSİ'nin tali kusurlu olacağının tespit edildiği, dosya kapsamında yapılan incelemede ölenlerin gölete söz konusu bilirkişi raporunda sarı yuvarlak simgeyle gösterilen girişten girdiklerinin belirlendiği, yargılama aşamasında 04.12.2015 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan 12.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda; Deştiğin Göletinin yönetim sorumluğunun S.S. Deştiğin Sulama Kooperatifi yöneticilerine geçmesi sebebi ile mevcut olan güvenlik tedbirlerinin yanına ilave güvenlik tedbirlerini almayarak olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, inşaatı yapan ve daha önce göletin yönetimini Deştiğin Belediyesine ve Deştiğin Belediyesinin tüzel kişiliğinin sona erdirilmesinden sonra S.S. Deştiğin Sulama Kooperatifine devreden DSİ'nin kusurunun bulunmadığı görüşünün bildirilmiş olduğu, mahkemece "...Yargılama sırasında alınan 12.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanıkların gerekli güvenlik önlemlerini almadıklarından dolayı tali, vefat edenlerin ise asli kusurlu olduklarını belirtse de, söz konusu raporda yapılan tespitlerdeki tali kusur durumunun ancak hukuk davalarında ileri sürülebilecek bir kusur durumu olduğu, cezai anlamında bir kusuru kapsayamayacağı anlaşılmakla bu rapora itibar edilmemesine karar verilmiştir. Devlet Su İşlerine ait sulama göletinin kişiler için yüzme amaçlı yapılmadığı bilinmektedir. Kaldıki dosyadaki mevcut evraklardan göletin yüzme amacıyla insanlara tahsis edilmediği anlaşılmaktadır. Göletin büyüklüğü, çevresindeki arazinin genişliği, göletin yan tarafında Devlet Su İşlerine ait tesislerin bulunmuş olması ve Devlet Su İşlerine ait göle girilmesinin yasak olduğuna dair tabelanın varlığı karşısında insanların yüzme amacıyla gölete girmesi durumunda bunun sonuçlarına katlanmak zorunluluğu bulunmaktadır. Zira bu gölet biraz önce anlatıldığı şekilde yüzme amaçlı hazırlanan bir havuz değildir. Her ne kadar müştekiler, göletin çevresinde gerekli güvenlik önlemleri olmadığından dolayı sanıkların ve kurumun kusurlu olduğunu belirtseler de, göletin büyüklüğü dikkate alındığında üretim çevresinin tamamen tabelalarla veya suya girilmesinin önüne geçilmesine yönelik olarak engel kurulması mümkün değildir. Vefat eden kişilerin ve yanlarında bulunan müştekilerin gölete yüzme havuzu olmadıklarını bile bile girdikleri anlaşılmaktadır. Bu anlatılanlar sonucunda sanıkların üzerlerine atılı bulunan eylemlerde kusuru bulunmadığı..." gerekçeleri ile sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verildiği, bu kararların, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.02.2023 tarihli ilâmıyla; "... 20/08/2015 tarihli bilirkişi raporunda, Deştiğin Göletine Doğanhisar Hüyük karayoluna üç ayrı girişin bulunduğunun, bu girişlerden ana giriş olarak kabul edilebilecek yerin DSİ logosunun bulunduğu yer olduğunun, ana giriş olarak kabul edilen bu yerden girilmesi durumunda ölenlerin tam kusurlu olacaklarının, diğer girişlerden giriş yapılması durumunda ölenlerin tehlikesini bilmedikleri bir yerde hayatlarını riske atmalarından dolayı birinci dereceden asli kusurlu olacaklarının, bu durumda DSİ'nin tali kusurlu olacağının tespit edildiği, dosya kapsamında yapılan incelemede ölenlerin gölete söz konusu bilirkişi raporunda sarı yuvarlak simgeyle gösterilen girişten girdiklerinin belirlendiği, yargılama aşamasında 04.12.2015 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan 12.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda; Deştiğin Göletinin yönetim sorumluğunun S.S. Deştiğin Sulama Kooperatifi yöneticilerine geçmesi sebebi ile mevcut olan güvenlik tedbirlerinin yanına ilave güvenlik tedbirlerini almayarak olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, inşaatı yapan ve daha önce göletin yönetimini Deştiğin Belediyesine ve Deştiğin Belediyesinin tüzel kişiliğinin sona erdirilmesinden sonra S.S. Deştiğin Sulama Kooperatifine devreden DSİ'nin kusurunun bulunmadığı görüşünün bildirilmiş olduğu; buna göre sanıkların yönetim kurulunu oluşturduğu S.S. Deştiğin Sulama Kooperatifi tarafından göletin etrafında herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmadığı, su derinliğine sahip tehlikeli sulama göleti etrafında vatandaşların özellikle çocukların gölete yaklaşması, girmesi ve düşmesini önleyici/engelleyici nitelikte güvenlik tedbirlerinin alınmadığı, göletin etrafına uyarı amaçlı ve yasaklayıcı levha vb işaretlerin yerleştirilmediği, özellikle göletin ana kapısı dışındaki diğer kapılarından girişi önlemek üzere gerekli etkin emniyet tedbirlerinin alınmadığı ve buna ilişkin denetim ve kontrollerin yeterince yerine getirilmediği, kontrolsüz giriş çıkışların yaratabileceği güvenlik risklerine karşı sahada gerekli denetim ve gözetim ve kontrolünü sağlamadığı anlaşılmakla, mevcut olan güvenlik tedbirlerinin yanına ilave güvenlik tedbirlerini almayarak ..., ..., ...'ın suda boğularak ölmesine tali kusurlu olarak neden olan sanıkların taksirle öldürme suçundan mahkumiyetleri yerine, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraatlerine hükmolunması nedeniyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuş olup, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmüştür..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanıkların savunmalarının alındığı ve sanıklar hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla