KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/6266 E., 2025/2374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Karar sayısı
- 2014/971 E., 2016/540 K.
- Suçlar
- Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, bilişim sistemine girme, iftira
- Hükümler / karar
- Beraat, temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.873 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Yerel Mahkemece verilen ek kararın katılan ..., sanık hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kurulan hükmün katılan ... ve katılan ..., sanık hakkında bilişim sistemine girme ve iftira suçlarından kurulan hükümlerin katılan ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında katılan ... ve katılan ...'e karşı kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca, katılan ...'e karşı bilişim sistemine girme ve iftira suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan ...'in temyiz başvurusu hakkında da ek karar ile 1412 sayılı CMUK'un 315/1. maddesi gereği temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kararın kaldırılması ve katılanların temyiz isteklerinin kabulü ile hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Yargıtay 8. Ceza Dairesine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.10.2023 tarihli ve 2021/1194 Esas, 2023/7137 Karar sayılı görevsizlik kararıyla Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ...'in temyiz sebepleri; tebliğ tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği adreste oturmadığı ve bu adreste herhangi bir yakını da bulunmadığı hâlde doğrudan "Mernis Adresi" ibareleri çıkarılan ve aynı konutta yakınına teslim şeklinde yapılan tebliğin geçersiz olması nedeniyle hukuka aykırı olan temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararının temyizen incelenerek kaldırılması ve sanığın kendisini cezalandırılmaktan kurtarmaya yönelik soyut savunmasına itibarla dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle sanık hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan beraat kararı verilmesinden dolayı hükmün bozulması istemine ilişkindir.
Katılan ...'in temyiz sebepleri; eksik araştırma neticesinde verilen usûl ve kanuna aykırı beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede.
Gökçeada adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan sanık ... ile aynı adliyede kadastro mahkemesi hâkimi olan katılan ... ve yazı işleri müdürü olan katılan ...'in aralarında geçen ve değişik zamanlarda yapılan konuşmaların, sanık ... tarafından diğer konuşanların rızası olmadan cep telefonu ile gizlice kaydedilmesi nedeniyle sanık hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı zincirleme şekilde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kamu davası açılmış ise de görüşme ayrıntıları dökümünü üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanık ...'in,
katılanlar hakkındaki adlî ve idarî soruşturmaya konu iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmamasından dolayı sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı, öte yandan, sanık ...'in, Adalet Bakanlığı bünyesinde kullanılan haberci isimli "..." sicil numarası ile kullandığı mesajlaşma programına, "..." sicil numaralı ve kullanıcısı ... olan haberciden, 17.09.2013 tarihinde saat 08.16'da, "şerefsiz ..., sen Atatürkçüsün ve Türksün, bizler ise Kürt ve pekalı.
Sana nasıl iftira attık dairece kuyunu kazdık, seni ve aileni pkk öldürecek, bunu sakın yabana atma, bu sözü kötünaltına koyup yatma şerefsiz" içerikli mesaj geldiğinden bahisle şikâyetçi olmasına rağmen soruşturma evresinde toplanan delillere göre söz konusu mesajın kendi kullanımındaki bilgisayardan katılan ...'e tahsis edilen habercinin açılması suretiyle gönderildiğinin tespit edilmesi nedeniyle sanık hakkında katılan ...'e karşı bilişim sistemine girme ve maddî eser ve delil uydurmak suretiyle iftira suçlarından kamu davaları açılmış ise de sanık ...'in atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak,
kesin ve inandırıcı delil bulunmamasından dolayı yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilerek, sanık hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca, bilişim sistemine girme ve iftira suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, ayrıca,
katılan ...'in yokluğunda verilip 27.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 14.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu gerekçesiyle katılan ...'in temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması ile Bilişim Sistemine Girme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Yerel Mahkemece, katılan ...'in yokluğunda verilen 27.05.2016 tarihli kararın tebliği için, katılanın duruşmanın 13.03.2015 tarihli üçüncü oturumunda bildirdiği en son adresi esas alınıp, doğrudan “Mernis Adresi” ibareleri ile çıkarılan tebligatın, "Kocası ...'e teslim" şeklinde, 27.06.2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, katılan tarafından usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 14.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu gerekçesiyle temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine karar verilmiş ise de 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan.
"Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 25. maddesi uyarınca, kendisine tebliğ yapılacak şahsın tebliğ anında adresinde bulunmadığı hususunun mazbataya yazılmamasından dolayı yapılan tebliğin usûle uygun olmadığı anlaşıldığından,
katılan ...'in temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine ilişkin ek kararın hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca öğrenme üzerine katılan ...'in temyizinin süresinde olduğunun kabulüne karar verilmiştir.
Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylemler, 5237 sayılı TCK'nın 133/2. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile 5237 sayılı TCK'nın 243/1. maddesinde bilişim sistemine girme başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu,
5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 12.12.2014 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 12.12.2022 tarihinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından,
katılan ...'in ve katılan ...'in temyiz istekleri bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6266, K. 2025/2374, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama