KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/6293 E., 2024/3046 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/459 E., 2023/1232 K.
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesince uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2020/10319 Esas, 2022/9922 Karar sayılı ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece 05.04.2023 tarihli tensip zaptında basit yargılama usul hükümlerinin uygulanmaması takdirine ilişkin sebepler açıklanarak,
genel hükümlere göre yapılan yargılamada 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, 53/1-2-3, 58/6 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca önceki hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiğinden sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak karar verilmesi ve tekerrüre esas ilamın basit yargılama hükümleri yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, takdiri indirim ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 247 promil alkollü vaziyette araç kullanarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vererek trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Somut olayda, tekerrüre esas alınan suç, basit yargılama usulüne tabi ise de anılan suça ilişkin 09.09.2014 tarihinde verilen kararın, 17.09.2014 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği,
1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden yargılama yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Mahkemece 31.03.2016 tarihli karar ile sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.12.2022 tarihli ve 2020/10319 Esas, 2022/9922 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 10 ay hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği son madde olarak “Bozma kararı öncesi trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı hükmedilen ve 10 ay hapis cezasına ilişkin ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 10 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6293, K. 2024/3046, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama