Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6639 E. , 2024/311 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 02.05.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönel
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6639 E. , 2024/311 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 02.05.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 17.10.2023 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 19.10.2023 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 02.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 16.03.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 22.03.2017 tarihinde adli kontrol şartı ile salıverildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraatine hükmedildiğini belirtmiş, bu kapsamda haksız gözaltı ve adli kontrol için 70.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 10.08.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davacının zararını ispatlaması gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. 3. Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2019 tarihli ve 2018/97 Esas, 2019/15 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2019/1047 Esas, 2020/612 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.11.2021 tarihli ve 16.11.2023 tarihli tebliğnameleri ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Davacı vekilinin temyiz isteği; hatalı vekalet ücretine hükmedildiğine, maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ve eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir. 2. Davalı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, davanın reddi gerektiğine ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... Davacının, silahlı terör örgüt propagandası suçunu işlediği gerekçesiyle 16/03/2017-22/03/2017 tarihlerinde gözaltına alınmış 22/03/2018 tarihinde serbest bırakılmış, 09/03/2018 tarihinde sanık tarafından işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 17/03/2018 tarihinde kesinleştiği, mahkememize açılan iş bu davanın 07/05/2018 tarihinde, kesinleşme tarihi itibariyle CMK'nın 141/1 maddesinde yazılı üç ay ve bir yıl içinde ve süresinde açıldığı, davacının yerleşim yerinin bulunduğu yer olan Adana Mahkemelerinde açılmış olduğu, davacının gözaltında kaldığı süreye ilişkin mahsup işleminin yapıldığına dair belgenin bulunmadığı, gelen yazı cevapları ve uyap üzerinde yapılan araştırmalara göre davacı tarafından iş bu davaya konu gözaltı sebebiyle başka mahkemelerde açılmış bir tazminat davası kaydının olmadığı, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının haksız gözaltı nedeniyle tazminata hak kazandığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı vekilinin 30/11/2018 tarihli duruşmada tazminatın asgari ücret üzerinden muvafakatleri olduğunu, Davacının, 23/03/2017 tarihli vekaletname ile vekiline, CMK 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız koruma tedbiri nedeniyle tazminat talep etme konusunu içerir vekaletname verdiği, davacı asile çıkarılan davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili gözaltında kaldığı süreçte müvekkilinin maddi kayba uğradığından bahisle maddi tazminata hükmedilmesi talep etmiş ise de SGK nun 18/07/2018 tarihli yazı cevabında davacının gözaltında kaldığı tarihlerde maaşının tam aldığını, maddi kaybının bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin maddi tazminat talebinin reddine, Manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, davacının sosyal ve kişisel durumu, özgürlüğün önemi birlikte değerlendirildiğinde 500 TL manevi tazminatın makul ve makbul bir miktar olduğu, bu tazminata da dava dilekçesinde talep edildiği üzere haksız gözaltı tarihi olan 16/03/2017 dan itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.056 TL maktu vekalet ücretinin davalı hazineden alınıp davacıya verilmesine, hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/514721 Esas – 2018/109 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapma suçundan 16.03.2017 - 22.03.2017 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak 1. Gözaltında kaldığı sürede maaşını eksiksiz olarak alan davacının maddi tazminat talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin davacının başka işlerde çalışarak gelir elde edebileceğine dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup adli kontrolün bunlar arasında sayılmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak 1. Davacının tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, davacının tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü, dosya içerisinde yapılan incelemede davacının tutuklanmasına kendisinin sebep olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2019/1047 Esas, 2020/612 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.