İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/6746 Karar: 2024/1626 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6746 K.2024/1626

12. Ceza Dairesi 2023/6746 E. , 2024/1626 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/403 E., 2023/36 K. SUÇLAR : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma , taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının i

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/6746 E. , 2024/1626 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/403 E., 2023/36 K. SUÇLAR : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma , taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının i

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/6746 E. , 2024/1626 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/403 E., 2023/36 K. SUÇLAR : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma , taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma ve alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altında araç kullanma suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1 (iki kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 2.500,00 Türk lirası adli para ve 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2016 tarihli ve 2015/501 esas, 2016/242 sayılı kararının 13/05/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 26/08/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanun'un 89/1, 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1 (iki kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 2.500,00 Türk lirası adli para ve 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2023 tarihli ve 2022/403 esas, 2023/36 sayılı kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30/10/2023 gün ve 94660652-105-80-17968-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116716 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116716 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda; itiraza tabi olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair sanığın gıyabında verilen Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2016 tarihli kararının sanığın savunmasında bildirdiği ve aynı zamanda mernis adresi olan ..." adresine, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine uyarınca tebligat yapılarak, yapılan tebligatın iade edilmesi halinde, bu sefer anılan Kanun'un 21/2. maddesine gereğince tebliğ edilmesi yerine, 06/05/016 tarihinde doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliğ işleminin geçerli sayılamayacağı, bu nedenle anılan kararın kesinleşmediği nazara alındığında, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 esas, 2019/1821 karar sayılı ilâmında "...suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı..." şeklinde belirtildiği üzere Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2016 kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin de işlemeye başlamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; a) Trafik kazasının meydana gelmesinden 51 dakika sonraki ölçüme göre, 179,8 promil alkollü olduğu tespit edilen diğer sanık Mehmet Akif Toluk ile 153,6 promil alkollü olduğu belirlenen sanık ...'in, kullandıkları araçlar ile karıştıkları trafik kazası neticesinde katılanın yaralanmasına neden oldukları somut olay sonrasında, 31/08/2014 tarihli durumu bildirir geçici adli muayene raporunda katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığının belirtilmesini müteakip, yapılan soruşturma ve kovuşturma sırasında 5237 sayılı Kanun'un 89. maddesi kapsamında katılanın yaralanmasına ilişkin kati rapor alınmadığı anlaşılmakla, söz konusu kati raporun aldırılmasını müteakip, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, b) Katılanın taksirle yaralanmasına neden olunan olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması hâlinde kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu - tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikâyetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın anılan Kanun’un 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeksizin, sanığın hem taksirle yaralama suçundan hem de trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde, c) Katılanın taksirle yaralanmasına neden olunan olay sırasında, 179,8 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, eylemini bilinçli taksirle işlediğinin kabulü ile tayin olunan cezasından 5237 sayılı Kanun'un 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayininde, isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-Tebligat Kanunun 21. maddesinin 2. fıkrasında 11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklik ile "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" açık hükmü karşısında mahkemece gerekçeli kararın sanığın savunmasında belirttiği, aynı zamanda mernis adresi olan “...” adresine muhtarlığa teslim edilmek ve 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılmak suretiyle Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, bu madde uyarınca adresin sistemde kayıtlı adres olması sebebiyle Tebligat Kanununun 21/1. maddedeki koşulların yerine getirilmesinin gerekmediği, haber kağıdının kapıya yapıştırılması ve muhtarlığa teslimi ile tebliğin yapılmış sayılacağı, dolayısıyla yapılan tebligatta bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından ihbarnamedeki (1) numaralı Kanun yararına bozma talebi yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Sanık ...’in 153,6 promil alkollü olarak idaresindeki araçla ön ilerisinde seyreden 179,8 promil alkollü olan temyiz dışı sanık Mehmet Akif Toluk yönetimindeki araca çarpıp direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırımdaki yayanın yaralanmasına sebebiyet verdiği, sanık hakkında düzenlenen iddianame ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından dava açıldığı,sanık ...’in TCK’nın 89/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile TCK’nın 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 26/08/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla; 2-Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01/06/2021 tarihli kati raporda katılan ...' ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşıldığından ihbarnamedeki (2-a) numaralı Kanun yararına bozma talebi yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. 3- Sanığın tek bir eylemi ile taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının oluştuğu, ancak, 5237 sayılı Kanunun “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, sanık hakkında atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı olup ihbarnamedeki (2-b) numaralı Kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 4-Katılanın yaralanmasına sebebiyet veren ve 153,6 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık ... hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin tayin olunan cezasının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi Kanuna aykırı olup ihbarnamedeki (2-c) numaralı Kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A.İhbarnamedeki (1) ve (2-a) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (1) ve (2) numaralı bendlerde açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) ve (2-a) numaralı bozma düşüncesi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B.İhbarnamedeki (2-b) ve (2-c) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2023 tarihli ve 2022/403 esas, 2023/36 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla