Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/93 E. , 2024/145 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 18.01.2016 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/93 E. , 2024/145 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 18.01.2016 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 18.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının haksız yere tutuklu kaldığı günler için 10.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 25.000,00 TL tazminatın tutuklandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 25.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2016/13 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2016/13 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2019/4230 Esas, 2021/2897 Karar sayılı ilâmıyla; "1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/16628 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde davacı hakkında üzerine atılı Kasten Öldürme suçundan 16.01.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın davacı vekiline 04.02.2015 tarihinde tebliği edildiği görülmekle, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği dikkate alınarak, davanın 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde 18.01.2016 tarihinde açıldığı gözetilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde üç aylık süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.959,93 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.12.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davanın reddi gerektiğine, 2.Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, 3.Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğuna, 4.Sair nedenlere, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü CMK'nın 142/1 maddesi uyarınca karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceği öngörülmüş olmakla, 16/01/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği kararın davacı vekiline 04/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği davanın da 18/01/2016 tarihinde açıldığı buna göre davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. CMK'nın 142/2 maddesi uyarınca istemin, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağı öngörülmüş olmakla, davacının dava tarihindeki yerleşim yerinin Şanlıurfa ili olduğu görülmekle, mahkemenin davaya bakmakla yetkili olduğu anlaşılmıştır. Celse arasında davacının mükerrer dosyası olup olmadığının hususunda yapılan UYAP araştırmasında aynı konuyla alakalı olarak herhangi bir Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davasının açılmadığı tespit edimiştir. Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; dava dilekçesi içeriği ile davacıya ait sosyal ve ekonomik durum araştırması nazara alındığında kazancını kanaat getirici resmi bir belge ile ispatlayamadığı bu haliyle maddi tazminat miktarının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca asgari ücrete göre belirlenmesi gerektiği, davacının 30/07/2014 tarihinde gözaltına alındığı, 31/07/2014 tarihinde gözaltından çıkarıldığı Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/13 sorgu sayılı 31/07/2014 tarihli kararıyla tutuklandığı, 30/09/2014 tarihinde ise tahliye edildiği anlaşılmıştr. Davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği toplam süre 61 gün olduğu ve bu süre için bilirkişi raporuna da uygun olarak 1.959,93 TL kazanç kaybının olduğu tespit edilmiş olup davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulüne karar verilerek gözaltı tarihi olan 30/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmek üzere tazminata hükmedilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise: Yerleşik Yargıtay uygulamalarında da belirtildiği üzere, objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, gözaltı/tutukluluk süresinin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediği, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği (Yargıtay CGK’nın, 06.04.2004 tarih ve 2004/9-70 Esas, 2004/83 Karar sayılı kararı), bu ilkeler ışığında somut olay ele alındığında, davacı hakkında yürütülen ve tutuklamaya neden olan suçlamaya ilişkin olayın cerayan tarzı, atılı suçun niteliği, gözaltında ve tutuklulukta geçirilen süre, gözaltında ve tutuklulukta geçen sürenin davacının başka bir cezasından mahsup edilmemiş olması ve tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ile davacının ekonomik ve sosyal durumuna dair diğer hususlar birlikte değerlendirildiğinde; manevi tazminat isteminin de kısmen kabulüne karar verilerek, gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmek üzere takdiren 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin esasını oluşturan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/16628 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının kasten öldürme suçundan 31.07.2014 - 30.09.2014 tarihleri arasında 61 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 16.01.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, anlaşılmıştır. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; ... e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, ... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. ... Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 4.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.