Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/124 E. , 2025/5033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/502 E. 2023/648 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM :1- Sanıklar ..., ... hakkında; zamanaşımıb nedeniyle düşme 2- Sanık ... hakkında; ölüm nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemiz bozma kararı ü
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/124 E. , 2025/5033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/502 E. 2023/648 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM :1- Sanıklar ..., ... hakkında; zamanaşımıb nedeniyle düşme 2- Sanık ... hakkında; ölüm nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2014 tarih, 2014/310 Esas, 2014/427 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2. cümle, TCK’nın 53. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Hükmün ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/07/2019 tarih, 2016/11080 Esas, 2019/8168 Karar sayılı bozma ilamında; "Dosya kapsamının incelenmesinde; kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın sanığa 12/12/2014 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasında; muhatabın mesai saatinde adreste olmadığından tebliğ evrakının mahalle muhtarına tebliğ edildiği, haber kağıdının kapısına bırakıldığının şerh düşüldüğü, kararın sanık tarafından 09/01/2015 tarihinde temyiz edildiği, mahkemece 16/02/2015 tarihli ek karar ile temyiz talebinin süresinde olmadığından bahisle reddine karar verildiği, ek kararın sanığa 06/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık tarafından ek kararın 10/04/2015 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla; 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21/1. maddesi gereğince; kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz ise; tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine imza mukabilinde teslim edeceği, teselsüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildireceği düzenlemesi karşısında; tebligat parçasında en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirildiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığı, bu hali ile yapılan tebligatın usulsüz olduğu, temyiz süresinin öğrenme ile başlayacağı ve sanık tarafından yasal süresi içinde temyiz talebinde bulunulduğunun kabulü ile, temyiz isteminin reddine ilişkin 16/02/2015 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; Sanık hakkında anılan kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen temel cezada, olay yerinde keşif yapılarak, kazı mahallinin sit alanı veya 2863 sayılı Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olup olmadığı tereddütsüz şekilde belirlendikten sonra 74/1-2. cümlesi uyarınca indirime gidilip gidilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, keşif icra edilmeksizin, eksik araştırma ile 74/1-2. cümleye ilişkin uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dosya kapsamındaki; 11/04/2014 tarihli olay yeri ve görgü tespit tutanağı ile; sanıkların izinsiz olarak kazı yaptıklarının görüldüğü, arazide yapılan izinsiz kazıda şahısların yeni kazı alanına geldikleri ve kazı yapmaya yeni başladıklarının görüldüğü şeklinde tespitte bulunulduğu, kolluk tarafından, kazı alanının derinliğine ve genişliğine ilişkin herhangi bir tespit veya fotoğraflamanın yapılmadığı, temyize konu sanık ... temyiz dışı ..., ...’un kolluktaki müdafi huzurunda alınmayan beyanlarında; kazı yapmaya başladıktan yaklaşık bir saat sonra kolluk ekiplerinin geldiğini, temyiz dışı sanık ...’ın kolluktaki beyanında; yeni kazmaya başladıkları sırada kolluk ekiplerinin geldiğini beyan ettiği, sanıkların duruşmadaki birbirleri ile uyumlu beyanlarında ise; kazı yapmak amacıyla gittiklerini ancak kazıya henüz başlamadan yakalandıklarını beyan ettikleri, mahkemece mahallinde keşif icra edilmediği, bu hali ile sanıkların kazı yapmaya başladıkları dosya kapsamı ile sabit ise de; kazı çukurunun derinliği ve genişliği hakkında bir tespit bulunmadığından, sanığın eyleminin TCK’nın 35. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/06/2011 tarihli ve 2010/1510 Esas, 2011/618 Karar sayılı sabıkasının, sanığa ait adli sicil kaydında 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesi uyarınca hükmedilen 5 ay hapis cezası olarak göründüğü, UYAP sisteminden temin edilen gerekçeli kararda ise; sanığın 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, ancak; kesinleşme şerhinde de 5 ay hapis cezası olarak göründüğü, bu hali ile tereddüt hasıl olduğu anlaşılmakla, söz konusu ilama ilişkin ceza davası dosyası getirtilerek tereddüt giderilmeden, yazılı şekilde tekerrüre ilişkin uygulama yapılması, 2- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı kanunun 325. maddesi uyarınca bozma ilamının temyiz isteminde bulunmayan sanıklar ... ve ...’a da SİRAYETİNE, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2023 tarih, 2019/502 Esas, 2023/648 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 02.01.2024 tarih, 2023/130467 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sürelerin yanlış hesaplandığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, her ne kadar sanıklar... ve ... 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanık ...'un 28/06/2022 tarihinde vefat ettiği ve vefatına ilişkin ölüm kaydının nüfus kayıt tablosuna işlendiği anlaşıldığından, TCK'nın 64/1. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine, sanıklar ... ve ... yönünden ise atılı suçun TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanık ... yönünden verilen hükmün diğer sanık ...'a da sirayet ettiği, 04/11/2014 tarihinde sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilerek 05/01/2015 tarihinde kesinleştiği ve son zamanaşımı kesilme süresinden itibaren yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının Düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Açısından; Sanıklar hakkında açılan kamu davasının, 04.11.2014 tarihli mahkumiyetten itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen olağan zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ...'un 28.06.2022 tarihinde öldüğü gerekçeleri gösterilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.