KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/1260 E., 2025/4329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/564 E., 2023/659 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Davatarihi
- 01.02.2022
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 320.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İdil Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/47 Esas - 2015/113 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan davacıya ait ... plakalı araç hakkında İdil Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/12 D.
İş sayılı kararıyla, araç üzerinde kaçakçılık suçunda kullanıldığı gerekçesiyle halihazırda CMK 128/4 maddesi kapsamında şerh bulunduğunun anlaşılması üzerine, 5607 sayılı Kanun'un 10/2 maddesi gereğince 06.02.2014 tarihinde fiilen el koyma kararı verildiği, yapılan yargılama sonunda aracın müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın 07.09.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği,
muhafaza altına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ancak tazminata konu araç üzerinde şerh varken ikinci kez aynı suçta kullanıldığı anlaşıldığından el koyma kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1260, K. 2025/4329, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama