İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/164 Karar: 2025/6033 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/164 K.2025/6033

12. Ceza Dairesi 2024/164 E. , 2025/6033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1774E. - 2023/2559K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/164 E. , 2025/6033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1774E. - 2023/2559K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/164 E. , 2025/6033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1774E. - 2023/2559K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/573 E., 2022/245K. sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1 ile imar kirliliğine neden olma suçlarından yürütülen yargılama neticesinde TCK'nın 44. maddesi uygulanarak sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 TCK'nın, 62, 52/2, 51/1-3, 53 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, karara karşı sanık müdafinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekiline ait alanda herhangi bir kültür varlığının bulunmadığına Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sebepleri dışında inceleme yapıladığına, mühürleme işleminden müvekkilinin haberdar olmadığına zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığına sair ve resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR .. İlçesi .. Mahallesinde bulunan ve tapunun 213 ada 1 parsel numarasına kayıtlı 3. Derece arkeolojik sit alanında kaldığı tespit olunan taşınmazın üzerinde, sanık tarafından ruhsata ve onaylı projesine aykırı olarak inşai faaliyette bulunduğu ve kapalı alan ihdas edildiğinin, 23.02.2021 tarihli yapı tatil zaptı ile tutanak altına alınarak yapının mühürlendiği, akabinde Belediye ekipleri tarafından yapılan kontrollerde mühürlenen yapının üzerindeki inşai faaliyete devam olunduğunun 23.03.2021 tarihli yapı tespit tutanağı ile tespiti üzerine sanık hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 2863 Sayılı Yasa 65/1, Türk Ceza Kanunu 184/1, 203/1, 43/1, 44/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu açılan kamu davası kapsamında; Sanığın aşamalarda vermiş olduğu savunmasında 01.10.2020 tarihinde eşi ile birlikte suçlamaya konu yeri satın aldıklarını, aldıkları sırada taşınmazın çok yıpranmış olduğu ve güvenli olmadığı için depreme karşı güçlendirme ve oturulabilir hale getirme amaçlı, o çevredeki arkadaşlarının referansıyla .. .. isimli inşaat ustasıyla sözlü olarak bu işler için anlaştıklarını, pandemi koşulları devam ettiğinden, kullanılacak malzemeleri beğendikten sonra kendisinin İstanbul'a döndüğünü, mühürleme işleminden haberdar olmadıklarını davaya konu yerin sit alanında kaldığını bilmediğini beyanla suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;"Sanık savunmasında özetle suçlamayı kabul etmemiş mühürleme tutanağından ve dava konusu yerin sit alanı olduğundan haberi olmadığını beyan etmiştir. Olay yerinde bilirkişiler nezaretinde keşif yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporuna göre sanığın bina yaptığı yerde kapalı alan ihdas ettiği, inşaat yapılan yerin sit alanı olduğu tespit edilmiştir. Sanığın mühürlemeden haberi olmadığını söylemiş olmasına rağmen mühürleme tutanğının binaya asılmasına, mühürleme sırasında da sanığın görevlendirdiği işçilerin çalışmakta olduğuna dair fotoğrafların yapı tatil tutanağı ile birlikte fotoğraf olarak sunulduğu anlaşılmış ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir." gerekçesiyle sevk maddeleri arasında zincirleme suç hükümlerinin de uygulanması talep edilmesine rağmen bu hususta da herhangi bir değerlendirme yapılmadan sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama sırasında suçlamaya konu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 03.07.1987 tarih ve 3492 sayılı sit tescil kararı ile bu kararın o tarihteki mevzuat hükümlerine göre ilan edildiğine dair ilan tutanağın dosya kapsamına alındığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı olarak yürütülen yargılama neticesinde," her ne kadar sanık suça konu taşınmazın sit alanında olduğunu bilmediğini ve yapı tatil zaptı düzenlendiğinden haberinin olmadığını beyanla suçlamaları kabul etmemişse de, suça konu taşınmazın sit alanında olduğuna ilişkin kurul kararının o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre ilan edildiği, yapı tatil zaptının bir suretinin inşaata asıldığı ve bir nüshasının da muhtara bırakıldığının yapı tatil zaptı altındaki muhtar mühür ve imzası ile yapı tatil zaptı ekindeki fotoğraflardan açıkça anlaşıldığı; yapı tatil zaptı ile mühürlenerek durdurulan inşaatın bir ay sonraki 23/03/2021 tarihli kontrolünde ise, imalatlara devam edilmekte olduğunun açıkça tutanak ekindeki fotoğraftan anlaşıldığı, sanığın soruşturma safhasında savunmasının alındığı, yargılama safhasında 07/01/2022 tarihinde yapılan keşif sırasında ise, imalatların tamamlandığı ve kullanılmakta olduğunun anlaşılması karşısında sanığın bu savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın, 3.derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazına izinsiz olarak inşai ve fiziki müdahale kapsamında olmak üzere bir kısmı bina nitelikli betonarme ilaveler yaptığı, sanığın izinsiz imalatlarının 23/02/2021 tarihli yapı tatil zaptı ile durdurulmasına rağmen aynı suç işleme kararının icrası kapsamında eylemlerine devam ettiğinin 23/03/2021 tarihli tutanak ve eki fotoğraflar ile sabit olduğu, sanığın eylemlerinin aynı zamanda bina nitelikli olması nedeniyle imar kirliliğine neden olmak suçunu da oluşturduğu, ancak TCK.nun 44.maddesindeki fikri içtima ve TCK.nun 184/1.maddesine göre özel norm niteliğinde olan 2863 sayılı Yasanın 65/1.maddesinin öncelikle uygulanması gerektiğinden, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına," gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde izinsiz inşai müdahalede bulunma suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca .. 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise .. Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla