İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/1688 Karar: 2025/4249 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1688 K.2025/4249

12. Ceza Dairesi 2024/1688 E. , 2025/4249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2738 E., 2023/5394 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararı

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/1688 E. , 2025/4249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2738 E., 2023/5394 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararı

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/1688 E. , 2025/4249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2738 E., 2023/5394 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi tazminat ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin tutuklu kalmasına sebep olan uyuşturucu madde ticareti suçundan ceza almadığını, tutuklama tedbirinin ölçüsüz ve orantısız uygulandığı, müvekkil hakkında HAGB kararı verildiği ve bu cezanın yatarı olmadığını, müvekkilin cezası infaz edilmiş olsa bile fazladan cezaevinde kaldığına ve tazminat şartlarının oluştuğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesine rağmen taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/442 Esas–2023/50 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 07.01.2022 tarihinde gözaltına alındığı, 08.01.2022 tarihinde tutuklandığı, 07.01.2022-07.02.2023 tarihleri arasında 396 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığından bahisle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 09.03.2023 tarihinde kesinleştiği, CMK 144/1-e maddesi gereğince davacı hakkında KYOK ya da beraat kararı verilmiş olması gerektiğinden kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki; ''Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.'', altıncı fıkrasındaki ''İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.'' ve yedinci fıkrasındaki; ''Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemelere muhalefet edilerek, kararın duruşmalı olarak verilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısından yazılı mütalaa alınarak tensiben yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla