Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/1939 E. , 2025/3702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1763 E., 2023/4246 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/1939 E. , 2025/3702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1763 E., 2023/4246 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk, hükümlülük nedeniyle 4.000.000,00 TL maddi ve 4.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden, haksız adli kontrol nedeniyle 2.000.000,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın adli kontrol tedbirinin uygulanmaya başladığı tarihten işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile haksız tutukluluk ve hükümlülük nedeniyle 50.583,44 TL maddi ve 90.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, adli kontrol tedbiri nedeniyle talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; haksız tutukluluk ve hükümlülük nedeniyle hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, adli kontrol tedbiri uygulaması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmesinin eksik ve hatalı olduğuna, uzun süreli uygulanan yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbiri yönünden de tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/145 Esas – 2020/435 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 06.11.2014 - 30.03.2018 tarihleri arasında 1240 gün tutuklu ve hükümlü kaldığı, davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.02.2022 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Dava süresine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre, davanın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her halde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat isteminde bulunabileceği, bu durumda davanın 3 aylık süre içerisinde açılıp açılmadığının tespiti amacıyla kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmaması, 2. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra bu dosya kapsamında aldığı mahkumiyet hükmünden dolayı ceza infaz kurumuna giriş ve çıkış tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumlarından sorularak, davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi, hakkında düzenlenen müddetname, varsa başka ceza dosyalarında aldığı tutuklamalar ile bu ceza dosyasından mahsup edilen süreler de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.