Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2039 E. , 2025/8036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1240 E., 2023/1774 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik is
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2039 E. , 2025/8036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1240 E., 2023/1774 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve infaz nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi ve 1.750.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 26.354,46 TL maddi tazminatın haksız cezaevine giriş tarihi olan 17.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 15.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 31.01.2001 tarihinden ve 35.000 TL manevi tazminatın ise 17.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, davacının kazanç kaybının maaşı üzerinden yapılması gerektiğine, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/99 Esas - 2007/187 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 31.01.2001- 12.04.2002 tarihleri arasında 436 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise 1 yıl 3 ay hapis cezası, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, ve kararın temyizde onama suretiyle 01.06.2009 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hapis cezasının infazına 17.05.2010 tarihinde başlanıldığı ve 15.07.2013 tarihinde ise davacının denetimli serbestliğe ayrıldığı, dosyada Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.06.2018 tarihli ve 2018/997 Esas-2018/1574 Karar sayılı ilamı ile CMK'nın 308. maddesi gereğince davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin kararın kaldırılması ve infazın durdurulması üzerine yeniden yapılan yargılamada İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/246 Esas- 2018/362 Kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise düşme kararı verildiği, kararın 06.12.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk derece mahkemesi karar başlıklarında "466 sayılı Kanun gereğince tazminat ve Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava türünün yalnızca "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Maddi tazminatın, davacının 17.05.2010 - 15.07.2013 tarihleri arasındaki haksız infaz dönemine ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''25.830,27'' TL yerine, ''26.354,46'' TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.