Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2248 E. , 2025/7234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2023/570 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2248 E. , 2025/7234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2023/570 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 2014/399 esas sayılı iddianameye konu yargılama bakımından yürütülen yargılama neticesinde ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2015 tarihli ve 2015/452E. - 2015/710K. sayılı ilamı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK’nın 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.04.2022 tarihli ve 2018/2529 Esas,2022/2741Karar sayılı ilamı ile; " ...suça konu taşınmazın tapuda sanık ... hakkında beraat kararı verilen eşi adına kayıtlı olduğu, tapunun beyanlar hanesinde taşınmazın kentsel arkeolojik sit alanında kaldığına dair şerh bulunması karşısında sanığın taşınmazın sit alanında kaldığını bildiğinin kabulünün gerektiği, sanığın aşamalardaki savunmasında suça konu tadilatları 2009 yılında yaptığını, o tarihten sonra hiç tadilat yapmadığını belirttiği, mahallinde icra edilen keşif sonucu arkeolog bilirkişi raporunda, konutun içinde ve dışında basit onarım sınırını aşan çok sayıda fiziki müdahalenin olduğu, bunların büyük kısmının 2013-2014 yılları arasında yapılmış olduğunun belirtilmesine karşın inşaat mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan tadilatların 2009 yılında yapıldığının belirtildiği, 28/05/2014 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında ise tadilat işlemlerinin devam ettiğinin belirtildiği anlaşılmakla; Mahallinde, önceki bilirkişilerden farklı inşaat mühendisi, fen ve arkeolog bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılıp, tek yapı ölçeğinde tescilli olmamasına rağmen sit alanlarında bulunan yapıların iç kısmında ve dışa yansımayan nitelikteki müdahalelerin 2863 sayılı Kanun kapsamında suç oluşturmayacağı, sadece dışa yansıyan izinsiz müdahalelerin suç teşkil edeceği hususu da dikkate alınarak sadece dışa yansıyan müdahalelerle sınırlı olarak suça konu uygulamalar tek tek belirlenip, kullanılan malzemelerin eskiliği, renkteki solmalar, karbonlaşma, yıpranma durumu gibi teknik veriler dikkate alınıp yapılış tarihleri tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanarak ve bu şekilde dava konusu uygulamaların dava zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1- Suça konu müdahaleler nedeniyle sit alanında zarar doğup doğmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, buna göre sit alanında bu nitelikte bir zarar doğduğunun anlaşılması durumunda, başka herhangi bir husus araştırılmaksızın sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması, dava konusu uygulamalar sebebiyle zarar doğmadığının belirlenmesi durumunda, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi veya İlçe Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı ve eğer kurulmuş ise suça konu taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanık hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünde, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen 65/b maddesi yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine karar verilirken, gerekçe kısmında hükmolunan hapis cezaası yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması, 4- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, "gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında davaya konu yerle ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2019 tarihli 2019/923 esas sayılı iddianamesine konu yargılama bakımından ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dairemiz incelemesine konu yargılama ile davaların birlikte görülmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiş bozma üzerine Yerel Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilerek yürütülen yargılama neticesinde; sanık ... hakkında 2022/360 esas sayılı dava yönünden 5237 sayılı TCK'nun 66/1 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince sanık hakkında atılı suçtan açılan davanın dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle düşme kararı verilmiş, birleşen dosya yönünden sanık Hakkı Muslu'nun ise 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3,52/2, ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; her iki dava yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğuna, müvekkilinin 2013 yılı sonrasında herhangi bir müdahalesi bulunmadığına, hatalı değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2014 tarihli ve 2014/399esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında, İzmir I numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 17/07/1998 tarih ve 7454 sayılı kararı ile kentsel ve arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen ve bu sit sınırlarında değişiklik yapılmadan İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 05/05/2004 tarih 12693 sayılı kararı ile kentsel ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen yerde, İzmir ili, ... ilçesi ... beldesi ... Mahallesinde, tapunun 2605 parselinde kayıtlı taşınmazın, batısında kalan ana yapının dış cephesinin sıvanarak boyandığı, pencere ve kapı doğramalarının yenilenmiş olduğu, pencerelerine demir korkuluk yapılmış olduğu, taşınmazın arka cephesinde avluya bakan bölümün iki katlı olduğu, tek yöne eğimli çatı olduğu, taşınmazın doğusunda kalan ikinci yapının dış cephesinin boyandığı, teras çatının bir bölümünün kapatıldığı, bir bölümünün teras olarak bırakılarak üzerinin sundurma ile örtüldüğü, kapı ve pencere doğramalarının PVC malzemeli olarak yenilendiği, pencerelerine panjur yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davası neticesinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizce eksik araştırma ve inceleme yönüyle bozulduğu, anlaşılmıştır. Aynı yer ile ilgili olarak ... Belediye görevlilerinin 12.06.2019 tarihli ve 100 cilt 32 ve 31 sayfa numaralı yapı tatil zaptları ile sanığın sit alanı içerisinde yer alan taşınmazda onaylanmış projesine aykırı olarak 80 m2 ikinci kat kapalı alan imalatı, 43,75m2 ilave kapalı alan imalatı ve birinci kat batı cephesinde 10 m2 ölçülerinde ilave balkon imalatı yapıldığının tespiti üzerine yürütülen soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2019 tarihli 2019/923 esas sayılı iddianamesi ile sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve yürütülen yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine izmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.12.2022 tarihli 2022/2094 Esas sayılı kararıyla "Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi'nce sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiş, aynı yerdeki inşai faaliyetlerle ilgili olarak sanık hakkında ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/360 Esas sayılı dosyasında dava bulunup, bu dava dosyası eylemleri İlk Derece Mahkemesi'nce farklı kabul edilmiş ise de; gerek dosya içerisinde yer alan dava konusu imalatlara ilişkin değişik zamanlarda yer alan fotoğraflar, gerekse bilirkişi raporu içeriğinden, Uyap sisteminden yapılan incelemede ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/360 Esas sayılı dosyasında davaya konu imalatlardan çatı imalatının teras bölümünün bir kısmının açık olup üzerinin sundurma olduğu belirtilip, incelemeye konu davada bu bölümün de sonradan kapatıldığının anlaşılmasına göre, eğer bu kapama işlemi ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/360 Esas sayılı dosyasının iddianame düzenlenme tarihi olan 07/07/2014 tarihinden önce ise sanık hakkında TCK'nın 43.maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiği, değil ise ayrı bir suç oluşturacağı, bu nedenlerle sanık hakkındaki istinaf incelemesine konu dosya ile ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/360 Esas sayılı dosyasının birbiri ile bağlantılı olması ve toplanan delil durumuna göre sanık hakkında TCK'nın 43.maddesinin uygulanma olasılığı nedeniyle delillerin birlikte takdiri ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi için istinaf incelemesine konu bu dosyanın ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/360 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek görülmesinin gerektiği anlaşılmıştır." gerekçeleriyle hükmün bozulduğu anlaşılmıştır. Bozma kararları üzerine Yerel Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilerek yürütülen yargılama kapsamında esas ve birleşen dosya yönünden aldırılan bilirkişi raporunda; davaya konu edilen bir kısım uygulamaların 2009 yılında yapıldığı, dava dosyası içeriği incelendiğinde 3 Nolu bina cephesine yansıyan fiziki ve inşai faaliyetlerin 07.07.2014 tarihinden önce yapıldığı, binanın İkinci kat olarak belirtilen en üst kısmındaki sandviç panel çatı örtüsünün dosya içeriği ve Google Earth uydu verilerinden yapılan incelemede 07.07.2014( ilk iddianame) tarihinden önce yapıldığı fakat bu alanın katlanır cam ile kapatılması işleminin ne zaman yapıldığı ile ilgili yapılan araştırmada İzmir Büyükşehir Belediyesi, Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürlüğü, İzmir Kent Rehberi WEB sayfasının bu yapının detay kısmındaki 2015 yılı fotoğraflarında bulunmadığı görülmüştür. Bu sebeple bahse konu açık alanın etrafının katlanır cam ile kapatılması işleminin 07.07.2014 tarihinden sonra yapıldığı tespitlerine yer verildiği ve müdahalenin ruhsata tabi uygulama olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; 2009 yılında yapıldığı tespit olunan aykırılıklar yönünden dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğundan bahisle düşme kararı verilmiş, birleşen dosya yönünden "Mahkememizin birleşen dosyası bakımından 04/12/2019 tarihli iddianamemize konu aynı sit alanı içerinde yer alan taşınmazın 80 metre kare kapalı alan ve 10 metre kare balkon imarı yapmak suretiyle izinsiz inşai müdahalede bulunduğu, alınan keşif sonrası bilirkişi raporunda söz konusu imalatı ilk iddianame tarihinden sonra olacak şekilde, 07/07/2014 tarihinden sonra yaptığı, söz konusu imalatların 2863 sayılı Kanunun 9. ve 65.maddelerine aykırılık oluşturduğu belirlendiğinden sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu," gerekçesiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.