Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2454 E. , 2024/7486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/274 E., 2023/826 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme n
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2454 E. , 2024/7486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/274 E., 2023/826 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2020/4724 Esas, 2023/594 Karar sayılı ilâmıyla, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/1-2-3, 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ve hak yoksunluklarına ve infazın 5271 sayılı CMK'nın 283.maddesi gereğince ilk hüküm üzerinden yapılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, temyize konu kararı veren mahkemenin başka bir kararı ile işbu kararın arasında çelişki oluştuğuna ve bu durumun savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğuna, illiyet bağının üçüncü bir kişinin eylemi sebebi ile koptuğundan suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın arkadaşlarıyla Yakaköy yakınında araç içerisinde bira içtikten sonra idaresindeki otomobille, dönüş yaptıkları sırada yaklaşık 180 promil alkollü şekilde, gece vakti, meskun mahalde, aydınlatmanın bulunduğu, iki yönlü asfalt kaplama caddede seyrederken, olay mahalline geldiğinde, ön koltukta yolcu olarak bulunan ...'ın, yolda gördüğü köpekler sebebiyle telaşa kapılarak direksiyona dokunmasıyla, sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracının sol ön köşe ve sol ön teker kısımlarıyla örme taş duvara çarptığı ve çarpmanın etkisiyle aracın takla atarak 14 metre ileride durması şeklinde gerçekleşen ve ön koltukta yolcu ...'ın ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece asli kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Mersin 17.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün birinci fıkrasının güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin sekizinci paragrafının hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.