Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2467 E. , 2024/2948 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2548 E., 2023/2726 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... Demirel, ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, taksirle öldürme
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2467 E. , 2024/2948 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2548 E., 2023/2726 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... Demirel, ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, taksirle öldürme SUÇ TARİHLERİ : 06.09.2021, 11.10.2021 HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; sanık ... hakkındaki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan “5 yıl” hapis cezası ile mahkûmiyet hükmü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik katılanlar...,....,... ve... vekilinin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uygulanarak, bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine dair temyizinin niteliği karşısında; sanık ... hakkındaki hükmün temyizen incelenmesinin mümkün olduğu anlaşılmıştır. Katılanlar...,....,... ve... vekili tarafından katılan ... adına yapılan temyiz istemi yönünden, Dairemizin 06.03.2024 tarihli tevdi kararı uyarınca yapılan araştırma sonunda, katılanlar...,....,... ve... vekilinin, katılan ... adına düzenlenmiş vekâletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığı, katılan ...'in isminin temyiz dilekçesine sehven yazıldığı bildirilmiş olup, temyiz edenin hükümleri katılan ... adına temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanıklar... ve... hakkında taksirle öldürme suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ... müdafii ve katılanlar...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ....,....,...,... vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereği beraatine, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkındaki hükme yönelik katılanlar vekillerinin, sanık ... hakkındaki hükme yönelik sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekillerinin, sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ... ve... hakkındaki hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine, sanık ... hakkındaki hükme yönelik sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 28.11.2023 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiş, Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2023/6601 Esas, 2024/1023 Karar sayılı kararı ile katılanlar...,....,... ve... vekilinin, katılan ... adına düzenlenmiş dava tarihini de kapsayan vekâletnamesinin veya yetki belgesinin olup olmadığı araştırılarak, tespiti halinde dosya içerisine konulmasından sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Dairemizin tevdi kararı uyarınca yapılan araştırma sonunda, katılanlar...,....,... ve... vekilinin, katılan ... adına düzenlenmiş vekâletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığının ve katılan ...'in isminin temyiz dilekçesine sehven yazıldığının bildirilmesinin ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.05.2024 tarihli ve 12 - 2024/46194 sayılı Tebliğnamesiz gönderme yazısı ile Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2023/6601 Esas, 2024/1023 Karar sayılı kararında açıklanan eksikliğin giderildiği belirtilerek dava dosyası tekrar Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar...,..., ..., ..., ..., ..., ...... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında temel cezanın üst sınırdan tayin edilmemesinin ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle sanıklar ...,... ve... hakkındaki hükümlerin bozulması gerektiğine, katılanlar...,....,...,... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'nın görevini ihmal etmiş olduğu sabit olmasına rağmen hakkında beraat kararı verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanık ... hakkında temel cezanın üst sınırdan tayin edilmemesinin ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanığın basit taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanık ...'e koşulları oluşmadığı hâlde 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle sanıklar ...,... ve... hakkındaki hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; araçta bulunan çocukların da kusurunun bulunduğu gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmasının ve dosyada mevcut delil durumuna uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetsiz olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücü...'in, yönetimindeki sanık ...'e ait minibüs ile 11.10.2021 tarihinde gündüz vakti saat 09.00 sıralarında, açık havada, azami hız limitinin 30 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri dışında, toplam 7,7 metre genişliğindeki iki şeritli, sathi kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı tehlikeli virajlı, düşey güzergâhı eğimsiz, görüşe engel bir durumun ve yol sorununun bulunmadığı köy yolunda, uykusuzluktan dolayı başı düşecek şekilde dalgın hâlde ve 100 kilometre/saat hızla seyir hâlindeyken, sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek, yoldan çıkıp, yolun sağ kısmındaki ağaca çarpması akabinde aracın savrulması ile araç içerisinde bulunan 5 öğrencinin öldüğü, ikisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde hafif nitelikte olmak üzere 6 öğrencinin de yaralandığı, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın oluşumunda, sanık sürücü...'in asli kusurlu olduğu ve yönetimindeki minibüsü hem uykusuz ve hem de azami hız limitinin çok üzerinde 100 kilometre/saat hızla sürmesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, ayrıca, sözleşme gereği taşıma yapması gereken aracının tamir edilmesinden dolayı bu araç yerine emniyet kemeri bulunmayan ve öğrenci servisi yapılmaya uygun olmayan minibüsü öğrencileri taşımak için sanık sürücünün idaresine veren aracın maliki sanık ...'in de olay esnasında emniyet kemeri bulunmayan minibüsten öğrencilerin savrulması ile meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu, ancak eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, ölen ve yaralanan öğrencilerin öğrenim gördükleri ortaokulda müdür vekili olarak görev yapan ve sözleşme gereği taşıma yapması gereken araç dışında farklı plakalı araçların taşıma yaptığını İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirmeyerek sözleşme harici farklı araçların taşıma yapmasına imkan tanıdığı iddiasıyla hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılan sanık ...'nın ise yüklenen suçu işlediğine dair cezalandırılması yeterli elde edilemediği kabul edilerek, sanıklar... ve... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçundan beraat kararları verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesinde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı CMK'nın 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ....,....,...,... vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... Adına Yapılan Temyiz İstemi Yönünden; Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılan ... adına vekiline usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve adı geçen katılan vekilinin kararı temyiz etmediği, katılanlar...,....,... ve... vekili kararı katılan ... adına da temyiz etmiş ise de Dairemizin 06.03.2024 tarihli tevdi kararı uyarınca yapılan araştırma sonunda katılanlar...,....,... ve... vekilinin katılan ... adına düzenlenmiş vekâletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığı, katılan ...'in isminin temyiz dilekçesine sehven yazıldığı bildirilmiş olup, temyiz edenin hükümleri katılan ... adına temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar...,....,... ve... vekili tarafından katılan ... adına yapılan temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanıklar... ve... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Sanık ...'in taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesine göre “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun 5271 sayılı CMK'nın 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmakta ise de katılanlar...,....,... ve... vekili tarafından, sanık hakkında hükmolunan cezanın üçte birden yarısına kadar artırılmasını öngören 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uygulanarak, bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği nedenine dayalı olarak aleyhe temyiz isteminde bulunulmuş olması karşısında, kesin nitelikteki hükümlerin kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.11.2023 tarihli ve 2019/12-340 Esas, 2023/561 Karar sayılı, 28.05.2020 tarihli ve 2018/3-191 Esas, 2020/242 Karar sayılı, 28.05.2019 tarihli ve 2018/13-297 Esas, 2019/461 Karar sayılı kararları da gözetildiğinde, sanık ... hakkındaki hükmün temyizen incelenmesinin mümkün olduğu kabul edilmiş, hükmün niteliği itibarıyla 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesi maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğuna dair Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık ... müdafii ile katılanlar...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ....,....,...,... vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.