KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/2560 E., 2024/6241 K.
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/423 E. 2024/98 K
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
534 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1,89/2-b,e, 62/1,52/2-4 ve 53/6.maddeleri gereğince 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafiii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2019/7497 Esas, 2020/7078 Karar sayılı ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş,
mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin tartışılarak uygulanmasına karar verildiği ancak sanık müdafinin itirazı üzerine sanık hakkında genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek, yine 5237 sayılı TCK'nın 89/1,89/2-b,e, 62/1,52/2-4 ve 53/6.maddeleri gereğince 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; kusur durumunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede.
03.08.2013 günü saat 18.30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli, 70 km/s hız sınırının bulunduğu, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, yolun sağında bir kısmı sağ şerit içerisinde bulunan park halindeki motosiklete ve motosikletin solunda kaplama içerisinde bulunan motosikletin sürücüsü ...'ya çarpması neticesinde ...'nun hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, vücudunda 2.derecede kemik kırığı oluşacak ve duyularından veya organlarından birinde işlev zayıflığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda,
hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 05.03.2014 tarihli raporda; sanığın idaresindeki aracı dikkatsizce ve tedbirsizce kullanması sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılanın ise araç trafiğine açık yol içerisinde önlem almadan durması sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 esas, 2018/20 karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 esas, 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. madde ve fıkrasının yanı sıra 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin uygulanması, bozma nedeni yapılmamıştır Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı,
aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Elazığ