KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/2797 E., 2025/977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/53 E., 2024/230 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirliğe karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli bozma ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış, gerekçeli kararın gerekçe kısmında basit yargılama usul hükümlerinin uygulanmaması takdirine ilişkin sebepler açıklanarak,
yine 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirliğe karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini, verilmiş olan cezanın fazla olduğunu, eksik araştırma ve soruşturma yapıldığını, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık ile katılanın bu olaylardan önce nişanlı oldukları ancak ayrıldıkları, bu ayrılmadan sonra sanığın tekrar bir araya gelmek amacıyla sürekli katılana teklifte bulunduğu ancak katılanın bu teklifleri kabul etmediği, buna rağmen sanığın davranışlarının katılan açısından katlanılmaz boyuta geldiği, her ortamda bu teklifini yenilediği, iddianameye konu olan olayda da sanığın katılana "tekrar bir araya gelelim" içerikli birden çok mesaj attığı, yine "...
28 kere şikayet ettin, geleyim de öyle et..." şeklinde mesaj attığı, katılanın bu içerikteki mesajların sonunun gelmediği, mesajların birer çıktısının dosya arasına alındığı, katılan iddiayı doğrulayarak sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın ise savunmasında bu mesajları attığını kabul ettiği tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi hükmü uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı göz önüne alınarak, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükümde, sanığa ait tekerrüre esas alınan Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/612 Esas ve 2006/700 Karar sayılı ilamında TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın, ikinci kez mükerrir olduğu belirtilmeksizin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında, tekerrüre esas ilamın mahkeme bilgilerinin doğru olarak yazılmasına rağmen ilamın esas numarasının hatalı şekilde gösterilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının hüküm fıkrasının (7). bendinde yer alan “Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/12 Esas ve 2006/700 Karar” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/612 Esas ve 2006/700 Karar " ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2797, K. 2025/977, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama