İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2849 Karar: 2025/6296 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2849 K.2025/6296

12. Ceza Dairesi 2024/2849 E. , 2025/6296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 07.02.2013 SAYISI : 2012/517 E., 2013/83 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Dosyada delil olarak saklanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.11.2016 gün ve 2013/11-142 esas, 2016/4

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2849 E. , 2025/6296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 07.02.2013 SAYISI : 2012/517 E., 2013/83 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Dosyada delil olarak saklanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.11.2016 gün ve 2013/11-142 esas, 2016/4

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2849 E. , 2025/6296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 07.02.2013 SAYISI : 2012/517 E., 2013/83 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Dosyada delil olarak saklanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.11.2016 gün ve 2013/11-142 esas, 2016/463 karar sayılı ilamında açıkladığı üzere; dosyada delil olarak saklanmaya ilişkin kararların, itiraz kanun yoluna tabi bir hakim kararı ya da kanunda açıkça itiraza tabi olduğu belirtilen bir mahkeme kararı değil, Suç Eşyası Yönetmeliği’nin 16. maddesine istinaden niteliği itibarıyla müsadere edilemeyen ancak başlı başına delil niteliğinde olup, aynı zamanda suç konusunu oluşturan eşyanın dosyada muhafaza edilmesini sağlamak için verilen bir mahkeme kararı olduğu ve anılan karara karşı başkaca bir kanun yolu öngörülmediğinden; başvurulması gereken kanun yolunun esas hükmün tabi olduğu temyiz kanun yolu olduğu, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davada 07.02.2013 tarihinde beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, incelemeye konu emanete kayıtlı iki adet fren parçasının dosyada delil olarak saklanmasına dair Mahkemenin 22.03.2024 tarihli ek kararının, aynı Mahkemenin 07.02.2013 günlü asıl kararının da tabi olduğu temyiz kanun yoluna tabi olup yapılan incelemede; Mahkemece verilen ek kararın, emanete kayıtlı bulunan eşyaların dosyada delil olarak saklanmasına ilişkin olduğu, dolayısıyla anılan eşyalar ile ilgili olarak CMK'nın 256. maddesi gereğince müsadere edilmesine yahut iadesine dair bir hüküm kurulmadığı, delil olarak saklanan eşyanın niteliği ve temyizin kapsamı da dikkate alındığında, Tebliğnamenin duruşma açılarak karar verilmesi yönündeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 09.03.2010 gün ve 237–51 ve 15.11.2011 tarih ve 213–227 sayılı kararlarla çözüme kavuşturulduğu üzere; 04.06.1936 gün ve 12–14 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında; “zoralım kararlarının temyiz edilebilme sınırının saptanmasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının esas alınması gerektiği” belirtildiğinden; dosyada delil olarak saklanmasına karar verilen eşyanın bilinen değerine göre, 6100 sayılı HMK'nin 362/2. maddesi uyarınca kararın kesin nitelikte olduğundan, sanığın ek karara yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla