İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2835 Karar: 2024/4060 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2835 K.2024/4060

12. Ceza Dairesi 2024/2835 E. , 2024/4060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1882 E. 2024/836 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2835 E. , 2024/4060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1882 E. 2024/836 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2835 E. , 2024/4060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1882 E. 2024/836 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılan vekilinin, duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,22/3,53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve hükmen tutuklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin, katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verildiğine, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına, cezanın üst hadden tayin edildiğine, kusura, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ve vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;bilirkişi raporları, uzmanlık raporları, PTS görüntüleri bir bütün halinde incelendiğinde; toplanan deliller ışığında sanık ...'in idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken trafik ekiplerince saat 22:15'te yapılan alkol kontrolünde 0,56 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle hakkında idari işlem yapılarak ehliyetine el konulduğu ancak sanığın buna rağmen işlem yapan trafik ekiplerinden uzaklaştıktan sonra tekrardan aracın sevk ve idaresini devir aldığı ve ehliyetsiz ve alkollü olarak araç kullanmaya devam ettiği, Hendek ilçesine gelip taşıdığı ürünleri bırakıp İstanbul iline gitmek üzere tekrar yola çıktığı, saat 01:11 sıralarında Anadolu Otoyolu Hendek gişelerinden giriş yapıp Akyazı istikametine doğru giderken otoyol üzerinde emniyet şeridinde çalışır ve dörtlüleri yanar vaziyette park halinde bulunan, sürücüsü olan ve aracın yanında bulunan Haydar'a çarptığı ve olay yerinden ayrıldığı, Haydar'ın olay yerinde öldüğü, sanığın olay yerinden ayrılması nedeniyle olay anında alkol ölçümünün yapılamadığı ancak olaydan yaklaşık 8 saat sonra alınan kan numuneleri üzerinde yapılan tetkikte kanda alkolün bulunmadığı ancak farklı çeşitlerde 3 ayrı uyuşturucu etken maddesinin bulunduğunun tespit edildiği, yine kazadan yaklaşık 3 saat önce yapılan alkol ölçümünde 0,56 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında, yorgun olduğunu, dalmış olduğunu ve bu nedenle bir insana çarptığını fark etmediğini, tabelaya çarptığını sandığını beyan etmesi karşısında, aydınlatması bulunan otoyolda önünde ve emniyet şeridi içerisinde dörtlü flaşör lambaları açık olan ölen idaresindeki kamyonun varlığını dikkate almayarak ve aracın yanından yeterli açıklık bırakarak emniyetli bir şekilde geçişini tamamlamayarak 1 kişinin ölümüne neden olan sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, ancak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken İlk Derece Mahkemesince temel cezanın alt hadde yakın olacak şekilde tayin edilmesi, bilinçli taksir oranının alt hadden belirlenmesi, pişmanlık göstermeyen sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanması ve ehliyetin belirli bir süre geri alınmasının alt hadde yakın olacak şekilde belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca hükmedilen 5 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 22/3.maddesi gereğince (1/2) oranında artırım yapılması sonucunda, 8 yıl 3 ay hapis cezası hükmetmek yerine, hesap hatasından dolayı 7 yıl 15 ay hapis cezası hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının bilinçli taksir maddesinin uygulandığı bölümünde yer alan "7 YIL 15 AY" ibarelerinin, "8 YIL 3 AY" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla