İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2903 Karar: 2026/1223 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2903 K.2026/1223

12. Ceza Dairesi 2024/2903 E. , 2026/1223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/613 E., 2024/72 K. SUÇLAR : Hakaret, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme, onama Sanık hakkında

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2903 E. , 2026/1223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/613 E., 2024/72 K. SUÇLAR : Hakaret, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme, onama Sanık hakkında

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2903 E. , 2026/1223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/613 E., 2024/72 K. SUÇLAR : Hakaret, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme, onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin 14.04.2016 tarihli kararına yönelik katılan ... vekilinin ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulması unutulup, sehven suç duyurusunda bulunulmasına dair 14.04.2016 tarihli karar verildikten ve dosyadan el çektikten sonra maddi hata yapıldığının fark edildiğine dair kabulle taraflara duruşma tarihi bildirilmeksizin re'sen açılan 18.04.2016 tarihli duruşma sonunda 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin kararına yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 20.04.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine ve katılan ...'a yönelik görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62/1, 51, 51/3, 53/1-a,c,d,e. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün bozulmasına ve kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine, sanık hakkında katılan ...'a yönelik görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan eksik araştırma ve inceleme neticesinde beraat kararı verildiğine, sanık hakkında katılan ...'a yönelik görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ve hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen nazara alınacak diğer nedenlerle de sanık hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan beraat ve katılan ...'a yönelik görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ...’in, evli olmasına rağmen kendisini bekar olarak tanıtan katılan ... ile internet ortamında tanıştığı ve tarafların 07.01.20 14... .02.2014 tarihleri arasında telefonla görüştüğü, mesajlaştığı ve katılan ...’nin bilirkişi raporu ile de tespit edilen fiziksel mahremiyetine ilişkin özel görüntülerini sanığa gönderdiği, ancak 16.02.2014 tarihinde, katılan ...’nin telefonunun borcundan dolayı kapanması ve taraflar arasındaki iletişimin sona ermesi üzerine, sanık ...’in, 2014 yılı Mart ayında katılan ...’nin çıplak resimlerini yeğeni olan katılan ...'e göndererek ifşa ettiği, öte yandan sanığın katılan ...'in telefonuna gönderdiği mesajlarla ona hakaret ettiği iddia edilmiş ise de mesaj içeriklerine göre sanığa yüklenen hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek, sanık hakkında katılan ...'e yönelik 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesindeki hakaret suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine ve katılan ...'a yönelik 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1. maddesinde hakaret başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 02.06.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 02.06.2023 tarihinde dolduğu gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin bulunmadığı da dikkate alınarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla 10.01.2024 tarihli duruşma sonunda yazılı şekilde beraat hükmü kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında, bozma öncesi görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulması unutulup, sehven suç duyurusunda bulunulmasına dair 14.04.2016 tarihli karar verildikten ve dosyadan el çektikten sonra re'sen açılan 18.04.2016 tarihli duruşma sonunda 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olması nedeniyle bozma öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olmasının kazanılmış hak kuralını ihlal etmediği belirlenerek yapılan incelemede: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Dosyada mevcut 07.05.2015 tarihli adlî sicil ve arşiv kaydı sorgulaması sonuçlarına ilişkin evrak içeriğine ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminden erişilen karar örneğine göre sanığın, Altıntaş Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 tarihli ve 2007/109 Esas, 2009/40 Karar sayılı kararı ile 12.06.2007 tarihinde işlediği 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve sözü geçen mahkûmiyet kararının 04.06.2012 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas sabıkasının bulunmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Dosyada mevcut 07.05.2015 tarihli adlî sicil ve arşiv kaydı sorgulaması sonuçlarına ilişkin evrak içeriğine göre sanığın daha önce Altıntaş Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 tarihli ve 2007/109 Esas, 2009/40 Karar sayılı kararı ile kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmiş olduğu gözetilmeden, sanığa hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 51/1-a maddesine uyulmaması, 3. Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararına yanlış anlam verilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması ve hükümden önce 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle yapılan değişikliğin dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla