İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2994 Karar: 2024/6189 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2994 K.2024/6189

12. Ceza Dairesi 2024/2994 E. , 2024/6189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/494 E. 2017/86 E. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2019/9598 Karar sayılı k

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2994 E. , 2024/6189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/494 E. 2017/86 E. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2019/9598 Karar sayılı k

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2994 E. , 2024/6189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/494 E. 2017/86 E. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2019/9598 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.12.2019 tarih ve KD-2019/24302 sayılı itirazı üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde itirazın reddine, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.2024 tarihli 2020/12-223 Esas, 2024/110 karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilerek dosya Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Taksirle öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2017 tarihli ve 2016/494 esas, 2017/86 karar sayılı hükmün, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince 04.04.2018 tarih ve 490-1118 sayı ile istinaf istemlerinin kanuni süresinden sonra yapılması nedeniyle reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu şekilde kesinleşen hükme yönelik Adalet Bakanlığının 01.03.2019 tarihli ve 14675 sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.03.2019 tarihli ve 24302 sayılı ihbarnamede; "1- 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin 1. fıkrasına göre, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluğu uygulanacak olması karşısında, taksirle işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında anılan Kanun'un 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/4. maddesinde 'kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükmü uygulanmaz' hükmüne yer verildiği, sanığın tekerrüre esas alınan Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2013 kesinleşme, 12.03.2013 tarihli ve 2011/563 esas, 2013/184 sayılı kararının ise güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu, dolayısıyla kasıtlı suçun taksirli suçta tekerrüre esas alınamayacağı nazara alındığında, hükmolunan cezanın yazılı şekilde mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediği" gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2019/9598 Karar sayı ile; TCK'nın 53. maddesine yönelik kanun yararına bozma talebi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapmaksızın;"Sanığın taksirle öldürme eyleminden dolayı TCK'nın 85/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyetine ve belirlenen cezanın aynı kanunun 58/6-7. maddesi uyarınca 1. kez mükerrer olanlara özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmiş ise de; Türk Ceza Kanunu'nun 58/4. maddesinde 'kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükmü uygulanmaz' hükmüne yer verildiği, sanığın tekerrüre esas alınan Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2013 kesinleşme, 12.03.2013 tarihli ve 2011/563 esas, 2013/184 sayılı kararının ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu, dolayısıyla kasıtlı suçun taksirli suçta tekerrüre esas alınmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/494 esas, 2017/86 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına CMK'nın 309/4-d maddesindeki 'Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder' şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hüküm fıkrasının sanık hakkında tekerrüre ilişkin cezanın 1. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ilişkin (7.) paragrafının hükümden çıkarılarak yerine diğer hususların aynen bırakılmasına" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.12.2019 tarih ve KD-2019/24302 sayı ile; "İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/494 esas, 2017/86 sayılı kararında yapılan kanuna aykırılığın, ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla giderilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bunun yanı sıra anılan hukuka aykırılığın giderilmemesi halinde hükümlünün infaz aşamasında temel hak ve özgürlüklerinden yoksun kalacağı hususunda da bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu nedenlerle TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanması ilişkin hukuka aykırılığın giderilmesine ilişkin kanun yararına bozma isteminin kabul edilmesi gerekirken Yüksek Dairece TCK'nin 58. maddesindeki kanuna aykırılık giderildikten sonra yeni hüküm kurulurken TCK'nin 53. maddesinin uygulandığı bendin hükümden çıkartılmamasının kanuna aykırı olduğu" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. II. GEREKÇE 1.Taksirle öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2017 tarihli ve 2016/494 esas, 2017/86 karar sayılı hükmün, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince 04.04.2018 tarih ve 490-1118 sayı ile istinaf istemlerinin kanuni süresinden sonra yapılması nedeniyle reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. 2. Dairemizin 30.09.2019 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2019/9598 Karar sayı ile; TCK'nın 53. maddesine yönelik kanun yararına bozma talebi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapmaksızın;"Sanığın taksirle öldürme eyleminden dolayı TCK'nın 85/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyetine ve belirlenen cezanın aynı kanunun 58/6-7. maddesi uyarınca 1. kez mükerrer olanlara özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmiş ise de; Türk Ceza Kanunu'nun 58/4. maddesinde 'kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükmü uygulanmaz' hükmüne yer verildiği, sanığın tekerrüre esas alınan Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2013 kesinleşme, 12.03.2013 tarihli ve 2011/563 esas, 2013/184 sayılı kararının ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu, dolayısıyla kasıtlı suçun taksirli suçta tekerrüre esas alınmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/494 esas, 2017/86 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına CMK'nın 309/4-d maddesindeki 'Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder' şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hüküm fıkrasının sanık hakkında tekerrüre ilişkin cezanın 1. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ilişkin (7.) paragrafının hükümden çıkarılarak yerine diğer hususların aynen bırakılmasına" karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.12.2019 tarih ve KD-2019/24302 sayı ile; "İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/494 esas, 2017/86 sayılı kararında yapılan kanuna aykırılığın, ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla giderilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bunun yanı sıra anılan hukuka aykırılığın giderilmemesi halinde hükümlünün infaz aşamasında temel hak ve özgürlüklerinden yoksun kalacağı hususunda da bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu nedenlerle TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanması ilişkin hukuka aykırılığın giderilmesine ilişkin kanun yararına bozma isteminin kabul edilmesi gerekirken Yüksek Dairece TCK'nin 58. maddesindeki kanuna aykırılık giderildikten sonra yeni hüküm kurulurken TCK'nin 53. maddesinin uygulandığı bendin hükümden çıkartılmamasının kanuna aykırı olduğu" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.2024 tarihli 2020/12-223 Esas, 2024/110 karar sayılı ilamı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve kanun yararına bozma konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. 4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın taksirle öldürme eyleminden dolayı TCK'nın 85/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyetine ve belirlenen cezanın aynı kanunun 58/6-7. maddesi uyarınca 1. Kez mükerrir olanlara özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmiş ise de; Türk Ceza Kanununun 58/4. maddesinde “kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükmü uygulanmaz” hükmüne yer verildiği, sanığın tekerrüre esas alınan Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2013 kesinleşme, 12/03/2013 tarihli ve 2011/563 esas, 2013/184 sayılı kararının ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu, dolayısıyla kasıtlı suçun taksirli suçta tekerrüre esas alınmasına karar verilemeyeceği ile 5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesinin 1. fıkrasına göre, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluğu uygulanacak olması karşısında, taksirle işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında anılan Kanunun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2019/9598 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3.İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/494 esas, 2017/86 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4.5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasında yer alan sanık hakkında tekerrür uygulanmasına ilişkin (A-7) ve hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (A-6) numaralı paragraflarının hükümden çıkarılmasına, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla