KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/3018 E., 2025/2700 K.
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/36 E., 2024/204 K
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Detayı
867 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... ile ölümü nedeniyle hakkında verilen düşme kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hakkında verilen beraat kararı Dairemizin 06.12.2023 tarihli onama ilamı ile kesinleşen temyiz dışı sanık ... hakkında ise yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, sanık ...,
sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.12.2023 tarihli kararıyla sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/1-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri hakkında hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın kazanın meydana geldiği ocakla ilgisinin olmadığına, mahkumiyetine yeterli delil olmadığına, kusuru bulunmadığına, bilinçli taksir uygulanmaması gerektiğine, illiyet bağının sanıktan habersiz ocağa girilmesi ile kesilmiş olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B.
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; tayin edilen cezanın az olduğuna, sanık için hükmolunan cezada yapılan indirimin nedeni anlaşılamadığı gibi yerel mahkemece gerekçesinin de açıklanmamış olduğuna, sanığın suçu bilinçli taksirle işlemesi nedeniyle temel cezada daha fazla artırıma gidilmesi gerekirken daha fazla artırım yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kusur tespitine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede. Kırat mahallesi Kocaosman mevkiinde 11 no' lu sahanın 19 no'lu maden ocağının ... sahibinin ...
Madencilik olduğu, ... madenciliğin sahibinin ölümü nedeniyle hakkında verilen düşme kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... söz konusu arazide taşörenlik yapılması konusunda hakkında verilen beraat kararı Dairemizin onama ilamı ile kesinleşen temyiz dışı sanık ... ile anlaştığı, Mayıs 2012 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğünden gelen görevlilerin nefeslik ve gaz ölçüm cihazının bulunmadığından dolayı uygunsuzluk raporu üzerine ocağın çalışmasını durdurdukları, çalışmanın durmasına rağmen 17/11/2012 tarihinde ... ve ...'in belirtilen ocağa, sanık ...'nın bilgisi ve yönlendirmesi dahilinde girip çalışma yaptıkları,
çalışma sırasında göçük meydana gelip ... 'nın öldüğü olayda; yargılama aşamasında alınan ve Mahkemece hükme esas alınmış olan 22.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; olaya konu kaçak ocakta üretim yapan ve işçileri yönlendiren sanık ...’nın olayın olmasında yaptığı kanunsuzluk ve usulsüzlüklerle olayın olmasına zemin hazırladığı, kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmayan sanığın olayın olmasında asli kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.12.2023 tarihli ilâmıyla;
"...Kırat Mahallesi Kocaosman mevkiinde 11 no' lu sahanın 19 no'lu maden ocağının ... sahibinin ...
Madencilik olduğu, ... madenciliğin sahibinin sanık Arslan Kıransoy'un söz konusu arazide taşeronluk yapılması konusunda ... ile anlaştığı, Mayıs 2012 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğünden gelen görevlilerin nefeslik ve gaz ölçüm cihazının bulunmadığından dolayı uygunsuzluk raporu üzerine ocağın çalışmasını durdurdukları, çalışmanın durmasına rağmen 17/11/2012 tarihinde ... ve ...'in belirtilen ocağa, gayri resmi şekilde ocağı devraldığını beyan eden sanık ...'nın bilgisi ve yönlendirmesi dahilinde girip çalışma yaptıkları, çalışma sırasında göçük meydana gelip ... 'nın öldüğü olayda;
hiçbir güvenlik tedbiri almaksızın oldukça ilkel koşullarda işletilen kaçak maden ocağında çalışma yapılmasına izin vererek bir kişinin ölmesine sebep olan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen bilinçli taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu dosya kapsamıyla anlaşıldığından.
Mahkemece sanık ... hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş olup, katılanlar vekilinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanığın savunmasının alınmış ve ek savunma hakkı verildikten sonra sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/1-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak.
5237 sayılı TCK'nın 53/1-3.maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Zonguldak