İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3046 Karar: 2024/6198 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3046 K.2024/6198

12. Ceza Dairesi 2024/3046 E. , 2024/6198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4450 değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3046 E. , 2024/6198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4450 değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3046 E. , 2024/6198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4450 değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheliler ... ve ... firması yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/09/2023 tarihli ve 2023/2745 soruşturma, 2023/4360 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.10.2023 tarihli ve 2023/4450 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 94660652-105-35-1951-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58332 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58332 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ... firmasında kaynakçı olarak çalışan ve olay tarihinde ... Sanayi A. Ş.'ne ait hattanenin yapım işinde borulama yapan müştekinin çalışırken tuvaletinin gelmesi ve tuvaletin 300-400 m uzakta olması nedeniyle yetişemeyerek iş yerinde kuytu bir kenara gittiğinde, geçtiği kapıdan yaklaşık 5,00 m yükseklikten düşerek yaralandığı kaza üzerine şikayetçi olması nedeniyle yapılan soruşturmada, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 12/09/2023 tarihli kararı ile müştekinin yaralanması olayı ile sorumlu firmaların sorumlulukları arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporuna göre, kazanın gerçekleştiği yerin çalışma alanı içerisinde yer aldığının anlaşıldığı, raporda; müştekinin geçtiği kapıdan içeri girmesini önleyici bir engelin bulunmadığı, var olsa dahi engelleyici nitelikte olmadığının anlaşıldığı, kapı girişinde ikaz uyarı levhalarına rastlanmadığı, kazazedenin kapıdan geçtikten sonna 2,00 metre yürüdükten sonra aşağı düştüğü hususlarına yer verildiği, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 5. maddesinde yer alan, "İşverenlerin yükümlülükleri ile ilgili genel hükümler aşağıda belirtilmiştir: a) İşveren, işle ilgili her konuda işçilerin sağlık ve güvenliğini korumakla yükümlüdür. b) İşverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda işyeri dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alması bu konudaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. c) İşçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluğu ilkesini etkilemez." şeklindeki hüküm uyarınca işyerinde kazaya neden olabilecek mahal ile ilgili gerekli önlemlerin alınmadığı, müştekinin düştüğü boşluktan önceki kapının tedbiren kapalı tutulmadığı, gerekli ışıklandırmanın yapılmadığı ve kapı girişine gerekli uyarı ve ikaz levhalarının konmadığının tespit edilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında salt müştekinin sorumlu olduğu, işveren vekilinin ise sorumlu olmadığı değerlendirmesi nedeniyle raporda çelişki olduğunun anlaşılması karşısında, dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii sağlanıp, rapordaki çelişkilerin giderilmesi suretiyle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmasını takiben yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı CMK'nın 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı CMK'nın, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172.maddesinin birinci fıkrası; "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...." şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı CMK'nın “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." Hükümleri yer almaktadır. 4. 5271 sayılı CMK'da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde aynı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen sulh ceza hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... firmasında kaynakçı olarak çalışan ve olay tarihinde ... Sanayi A. Ş.'ne ait haddehanenin yapım işinde borulama yapan müştekinin çalışırken tuvaletinin gelmesi ve tuvaletin 300-400 m uzakta olması nedeniyle yetişemeyerek iş yerinde kuytu bir kenara gittiğinde, geçtiği kapıdan yaklaşık 5,00 m yükseklikten düşerek yaralandığı kaza üzerine şikayetçi olması nedeniyle yapılan soruşturmada, olaya ilişkin yapılan incelemeler sonucunda dosyanın İş Güvenliği Uzmanı Bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen Bilirkişi Raporunda, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 19.maddesi uyarınca gerçekleşen kazada çalışanların yükümlülükleri gereğince ... çalışanı kazazede Hacı Çakır'ın sorumluluğu olduğu, ... Sanayi A.Ş. Ve ... Firmasının olayda bir sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar müşteki çalıştığı iş yerinde tuvalet ihtiyacını gidermek amacıyla girdiği yerde 5 metre yükseklikten düşerek yaralanması sebebiyle şikayetçi olmuşsa da, müştekinin yaralanmasının taksirle yaralama suçu kapsamında olduğu, olayda bilinçli taksir halinin mevcudiyetini gösterir bir delilin ya da iddianın bulunmadığı, taksirli suçlarda gerçekleşen netice ile şüphelilerin kusuru arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, somut olayda söz konusu şirketin çalışanların tuvalet ihtiyacını gidermesi için tuvalet bulundurmuş olduğu, müştekinin bu iş için ayrılan alanda ihtiyacını gidermek yerine kuytu bir kenara giderek düşmesi şeklinde gerçekleşen olayda şüpheli şirketin bir kusurunun bulunmadığı, nitekim İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 19/1 maddesinde çalışanların kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlü olduklarının düzenlendiği, somut olayda müştekinin ihtiyacını gidermek için ayrılan yere gitmeyerek kendi sağlığını ve güvenliğini kendi hareketinden dolayı tehlikeye düşürdüğüne kanaat getirildiği, olaya ilişkin dosya kapsamında düzenlenen Bilirkişi Raporunda da ilgili şirketlere herhangi bir kusur atfedilmediği, müştekinin yaralanması ile sorumlu şirketlerin kusurları arasında illiyet bağının oluşmadığı bahisle Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 12/09/2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporuna göre, kazanın gerçekleştiği yerin çalışma alanı içerisinde yer aldığının anlaşıldığı, raporda; müştekinin geçtiği kapıdan içeri girmesini önleyici bir engelin bulunmadığı, var olsa dahi engelleyici nitelikte olmadığının anlaşıldığı, kapı girişinde ikaz uyarı levhalarına rastlanmadığı, kazazedenin kapıdan geçtikten sonna 2,00 metre yürüdükten sonra aşağı düştüğü hususlarına yer verildiği, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 5. maddesinde yer alan, "İşverenlerin yükümlülükleri ile ilgili genel hükümler aşağıda belirtilmiştir: a) İşveren, işle ilgili her konuda işçilerin sağlık ve güvenliğini korumakla yükümlüdür. b) İşverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda işyeri dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alması bu konudaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. c) İşçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluğu ilkesini etkilemez." şeklindeki hüküm uyarınca işyerinde kazaya neden olabilecek mahal ile ilgili gerekli önlemlerin alınmadığı, müştekinin düştüğü boşluktan önceki kapının tedbiren kapalı tutulmadığı, gerekli ışıklandırmanın yapılmadığı ve kapı girişine gerekli uyarı ve ikaz levhalarının konmadığının tespit edilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında salt müştekinin sorumlu olduğu, işveren vekilinin ise sorumlu olmadığı değerlendirmesi nedeniyle raporda çelişki olduğunun anlaşılması karşısında, dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii sağlanıp, rapordaki çelişkilerin giderilmesi suretiyle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmasını takiben yapılacak inceleme sonucuna göre sorumluluğu tespit edilecek olan şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.10.2023 tarihli ve 2023/4450 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla