Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3047 E. , 2024/6296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/813 Esas - 2019/563 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün Açıklanması ile Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkeme
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3047 E. , 2024/6296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/813 Esas - 2019/563 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün Açıklanması ile Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve 2018/813 Esas, 2019/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/10-11. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasına, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 31.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 94660652-105-27-1892-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58342 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58342 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 1- Soruşturma aşamasında toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenlemekle görevli olan Cumhuriyet savcısı, iddianame ile 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemesi gerektiği, bu nedenle iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiilerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklanmasının zorunlu olduğu, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia edilen eylemin dışına çıkılması, diğer bir deyişle davaya konu edilmeyen bir fiilden dolayı yargılama yapılması ya da açılmayan bir davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırı olacağı, iddianamede dava konusu yapılan fiilin müstakilen açıklanması gerektiği, böylelikle sanık; iddianameden atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaması, buna göre savunmasını yapabilmesi ve delillerini sunabilmesi gerektiği, öğretide "davasız yargılama olmaz" ve "yargılamanın sınırlılığı" olarak adlandırılan bu ilke gereğince hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabileği ve önüne getirilen uyuşmazlığı hukuki bir çözüme kavuşturabileceği nazara alındığında; Somut olayda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.03.2009 tarihli ve 2009/9390 soruşturma, 2009/6403 esas, 2009/908 sayılı iddianame ile sanık hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan açılan kamu davasında yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiilerin nelerden ibaret olduğunun açıklanmadığı, dolayasıyla usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığı cihetle, bahse konu suçtan mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanık hakkındaki mahkumiyet yönünden ihbara konu, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli ve 2015/779 esas, 2018/622 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.01.2024 tarihli ve 2023/1478 esas, 2024/37 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suç sebebiyle verilen kesinleşmiş bir mahkûmiyetten söz edilemeyeceği cihetle, hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.10.2010 tarihli ilamı ile sanık hakkında, 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.07.2011 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.02.2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği, yapılan ihbar üzerine sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklandığı, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli, 2015/779 Esas, 2018/622 Karar sayılı ilamına yönelik sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.01.2024 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu, incelemeye esas dosyada sanık tarafından denetim süresi içerisinde işlenen suçtan tesis edilen mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesi sonunda bozulduğu, hükmün henüz kesinleşmediği, CMK’nın 231/11. maddesinde açıklanan hükmün açıklanması şartlarının oluşmadığı, bu itibarla 25.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının açıklanamayacağı, Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli, 2018/813 Esas, 2019/563 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır. 2.5271 sayılı CMK'nın 170/4. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı, aynı Kanun'un 225/1. maddesinde de hükmün, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verileceğinin hükme bağlandığı, incelemeye esas dosyada Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 10.03.2009 tarihli, 2009/6403 Esas sayılı iddianamede ise sanık ...'ın işlediği iddia edilen suça ilişkin olarak, eylemin ne şekilde vuku bulduğuna ve sanığın olaya nasıl iştirak ettiğine dair herhangi bir anlatıma yer verilmediği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'da belirtilen hususları içermeyen iddianame ile dava açılması Kanun'a aykırı olup, açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve 2018/813 Esas, 2019/563 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.