KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/3228 E., 2025/1227 K.
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Kararlar
- Mahkumiyet
- Kanun yararına bozma yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/366 Esas, 2020/845 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, anılan karar istinaf edilmeksizin 22.02.2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/246 Esas, 2019/790 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.07.2021 tarihli, 2020/1398 Esas, 2021/1543 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 94660652-105-48-9548-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/62246 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/62246 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 65/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/246 esas, 2019/790 sayılı kararı ile,
Aynı nev'i suçtan adı geçen sanığın, 2863 sayılı Kanun’un 65/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına dair Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/366 esas, 2020/845 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
Dosyalar kapsamına göre, Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/246 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 20.02.2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.04.2019 olduğu, sanığın aynı nev’i suçtan mahkûmiyetine ilişkin Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/366 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 20.02.2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.07.2020 olduğu, her iki suçun da 04.04.2019 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak,
bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.12.2010 tarihli ve 2010/4-210 Esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kanun yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Bu açıklamalar ışığında, Kanun yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması dikkate alındığında, Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli, 2019/246 Esas 2019/790 Karar sayılı kararı ile Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli, 2020/366 Esas, 2020/845 Karar sayılı kararına karşı Kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği anlaşıldığından, Kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3228, K. 2025/1227, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama