Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3715 E. , 2025/576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/200 Esas., 2024/404 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3715 E. , 2025/576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/200 Esas., 2024/404 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/4-c ve 52/2-4.maddeleri uyarınca 16.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2023 tarihli bozma kararı üzerine yerel mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanığın kusursuz olduğuna, alkollü olmasının kazaya sebep olmadığına ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kusurlu ve alkollü olan sanık hakkında verilen ... cezanın az verildiğine ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.09.2014 günü saat 17:35 sıralarında, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kapalı kasa kamyonet ile Emniyet Müdürlüğü istikametinden Meyhane Boğazı istikametine, bölünmüş Atatürk Bulvarı üzerinde sol şeritte seyir halinde olduğu sırada, gidiş istikametine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...’ya, aracının ön kısmı ile orta refüje 1,5 metre kala sol şeritte çarpması sonucu, yayanın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği tespit edilmiştir. Olay mahallinin 7 metre genişliğinde, tek yönlü, bölünmüş ve iki şeritli, düz ve eğimsiz bir cadde olduğu, gündüz vakti açık hava koşullarında, zeminin asfalt ve kuru olduğu, meskun mahal sınırları içerisinde bulunduğu ve azami hız limitinin 50 km/s olduğu, kaza yerinde fren izi bulunmadığı, olay mahalline 10 metre mesafede bir yaya geçidi bulunduğu belirlenmiştir. Kaza Tespit Tutanağı’nda, sürücü ...’nın 2918 sayılı KTK'nın 48/5. maddesi (alkollü araç kullanmak) hükmünü ihlal ederek tali kusurlu olduğu belirtildiği, mahkemece yapılan keşif ve alınan 29.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, sanık sürücü ...’nın 2918 sayılı Kanun’un 48. maddesi ve 52/1-b. (hızını şartlara uydurmamak) hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle 4/8 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi’nin 09.10.2015 tarihli raporunda, sanık ...’nın meskun mahalde, gündüz vakti, bölünmüş iki şeritli yolda seyir halinde olduğu sırada yaya geçidi ve kavşak mahalline geldiğinde hızını azaltmadığı, alkollü olduğu halde araç kullanarak dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde hareket ettiği, yayanın hareketlerini takip etmekte geç kaldığı ve eşdeğer kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, sanığın kaza günü yapılan ölçümde 1,26 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Yerel Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 09.10.2015 tarihli raporu ve diğer delillerin denetime elverişli ve oluşa uygun olduğu değerlendirilerek, bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu ve kaza akabinde yapılan ölçümde 1,26 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 3.fıkrasından sonra gelmek üzere hükme "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.