Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3640 E. , 2025/7856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/568 E., 2016/4 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin sanıklar müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3640 E. , 2025/7856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/568 E., 2016/4 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin sanıklar müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3, 51/7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporlarının hatalı olduğuna, kazanın sanık ... ve ölenin kusurlu hareketleri sonucu meydana geldiğine, sanıklara atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkemece nedensellik bağının bulunması şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmediğine, bilirkişi raporunun bağlayıcı nitelikte olmadığına, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... 'nu temyiz sebepleri; savunma hakkının kısıtlandığına, vasıfsız işçi olarak çalıştığına, şirkette yardımcı bakımcı olarak küçük tamir gerektiren işlerde ustalara yardımcı olarak çalışma gerçekleştirdiğine, büyük arızalara müdahale edebilmek için yetkisi, tecrübesi olmadığı ve bu konuda eğitim almadığına, bakım ustası gibi yansıtılarak kusur verilmesini kabul etmediğine, kusurun diğer sanıklarda ve ölende olduğuna, tahliye vanasını açarak basıncı düşürmeyi amaçladığına, daha sonra soğutma vanasını açarak ısıyı düşürmeye çalıştığına, tüm müdahalelere rağmen kazanın patlayacağını anlayınca kimsenin kazana yaklaşmamasını yüksek sesle söyleyerek herkesin kazandan uzak durmasını sağladığına, ölenin tüm uyarılarına rağmen kazana yaklaşarak müdahale etmek istediğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazandaki arızaya buhar tahliye vanasını açarak basıncın düşürülmesi dışında başkaca müdahale şansı olmadığına, kaza meydana gelen kazanla ilgili hiçbir sorumluluğu ve kusur izafesinin mümkün olmadığına, ceza miktarına, kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19701/2011 günü ... Tekstil isimli fabrikada kalorifer kazanının çalışmasından sorumlu işçi olarak çalışan ...'in kazanın patlaması sonucu bulunduğu mevcut ortamda şiddetli patlama sonrası husulü mümkün, genel beden ve künt kafa travmasına bağlı; kafatası kaide kemikleri, çok sayıda kaburga, torakal omurlar ve pelvis kırıkları ile birlikte beyin ve medulla spinalis kanaması, akciğer yaralanması ve vücutta yaygın haşlanma tarzında yanıkların birlikte etkisi sonucu öldüğü olayda, şirketin ortaklarının , ..., ..., ... ve ... olduğu, sanık ...'nun ise fabrikada bakım ustası olarak çalıştığı, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre suçun oluşumunda ... San ve Tic. A.Ş. Yetkilisinin asli kusurlu, bakım ustası ...'nun asli , ölen ...'in tali kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi heyeti raporuna göre suçun oluşumunda şirket ortağı ve şirket müdürü ...'ın 1.dereceden asıl, şirket ortakları , ..., ..., ...'ın 2. Dereceden asli kusurlu, ... ve ölen ...'in tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, tüm dosya kapsamına göre sanıkların üzerine atılı taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek suçunun sabit olduğu, atılı suçun bilinçli taksir ile işlendiğine dair somut delil bulunmadığı, hazırlık mağdurlarının şikayetçi olmaması sebebiyle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK 85/1 maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A-Sanık ... ... Hakkında Kurulan hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... ...'nun yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlarda iştirakın mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 37/1. maddesi göndermesi ile temel ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün "1" numaralı fıkralarında yer alan "diğer sanıklarla iştirak halinde" ibarelerinin çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B-Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Savcılık makamının ilgili firmaya sorması üzerine firmanın 18.03.2011 havale tarihli cevap yazısıyla şirketi temsile ve işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinden sorumlu personelin ... olduğunun bildirildiğinin anlaşılmasına göre, şirket ortakları olan sanıkların meydana gelen olayda kusurları olmadığı halde mahkemece beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre ise; Taksirli suçlarda iştirakın mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 37/1. maddesi göndermesi ile temel ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.